Sitemizde aramak istediğiniz konuyu

DiniErk - Doğru Dini Bilgi



Kızıl Minareli Cami Van Şehrinin Tarih Şahidi


Van tarihinin ne zaman başladığı bilinmiyor, aslında. Her kaynak farklı bir yerden Van'ın tarihini başlatsa da bir noktada buluşan yok gibi. Her ne kadar Urartulardan başlayan bir tarih esas alınsa da milyon kere geriye gidilse yanılgı olmaz. Urartuların eserleri hatta Urartulu bir insana hali hazırda Van'da rastlamak mümkün. Selçuklu ve ardından Osmanlı soyundan gelen biri de aynı şekilde. Eserler mi. Van'da istemediğiniz kadar Urartu, Selçuklu ve Osmanlı dönemi eserlerine rastlamak mümkün. Van'ın öz halkı bu asil soydan gelen insanlardan.. Her ne kadar batıya göç edip izlerini geride bırakan tertemiz Van insanını artık Van merkezde bulma imkanı olmasa da soyunda asillik bulunan, insanlık bulunan, insana saygıyı her şeyden daha değerli bilme yolunda damarlarında insanlık akanlara tek tük rastlamak mümkün..
Tarihi kalıntıları yer yer toprak üzerinde gördüğümüz değerli eserleri gördüğümüz gibi. Bu eserlerden biri tarihi Ulu Cami ise diğeri de Kızıl Minareli Cami, Tebrizkapısı Cami, Topçuoğlu Camii, Sinaneddin Camii ya da Yesir Camii. Van kalesinin eteklerine kurulu olan şehirden geriye kalan kalıntılardan iki tuğlalı minareden biri Ulu Cami ise diğeri bugünlerde restorasyon kararı alınmış bulunan Kızıl Minareli Cami..
Aşağıda 2024 yılı çekimi fotoğraflarda göreceğiniz gibi, bir kısmı ayakta durmaya çalışan minaresi, alt kısmında var ile yok arasında kalan yapısı ile toprakla bütünleşmiş camiyi görmekteyiz. 
Orijinal halinden bir taşı bile kalmamış caminin yine eski cami diye anılan kalıntıları , bugünkü mevcut duvarların, eski yapının yerine inşa edilen camiye ait olduğunu öğreniyoruz.  
Evliya Çelebi'nin naklettiği bilgiye ‘‘...Tebriz Kapısı Camii eski bir mabettir, Yapıcısını bilmiyorum. Bunun da avlusunda medresesi vardır...’’ şeklinde bakarsak ilk yapıyı kimler yaptı, bilinmiyor. Büyük bir ihtimalle de ilk yapılan cami çok eskilere dayanıyorsa da Urartulardan kalan bir ibadethane / külliye olduğunu söylememiz yanlış olmaz.
Bazı kaynaklarda  Ermeni Mahallesinde kaldığı için halk tarafından Yesir (Esir) camisi dendiği de kaynaklarda belirtilmektedir.
Günümüzde kıble duvarını, minaresinin bir kısmını gördüğümüz caminin doğu cephesinde yer alan minare kare prizmal kaideli ve silindirik gövdelidir. Halen, görkemli bir şekilde yükselen minaresi Ulu Camii ile yakın benzerlik gösterdiğinden, bu yapının 13. yüzyıl eseri olduğunu yansıtmaktadır.
Silindirik minare, tümüyle tuğladan örülü olup, tuğlalar ‘‘baklava motifi’’ oluşturacak şekilde sıralanmıştır. Üst kısımda, geometrik dekorlu bir şerit, gövde çevresinde dolanmaktadır. Şeridin alt ve üst kenarlarında, firuze ve lacivert renkli somaklar sıralanmıştır. Halen, bunlardan birkaç tanesi mevcuttur. 
Yaklaşık 10-15 metrelik kısmı ayakta olan minarede basamaklar görülse de tehlikeli olduğu için içerisine çıkmak mümkün olmadı. Restore için görevlendirilen güvenliğin uyarısını dinlemek lazım, diyerek ancak ilk basamakları gördüğümüz minare gayet ilginç..
Minarede şerefe, petek ve külahı yok yani yıkılmıştır. 
Restorasyon sonrası nasıl bir Kızıl Minareli Cami göreceğiz merakla bekliyoruz.

Erol Kara / @dinierk














ilmihal, diyanet, ibadet, hac umre, islam, kuranda

Yorum Gönder

0 Yorumlar
*Yorumlar Editör tarafından incelenmekte olup, spam mesajlar dikkate alınmaz. Engellenir.*