Sitemizde aramak istediğiniz konuyu
                                      "

DiniErk - Doğru Dini Bilgi

Ayşe Mescidi, Umrenin Başlangıç Noktası


Mescid-i Aişe - Tennim Mescidi -Ten’im Mescidi - Ayşe Mescidi - Umre Mescidi gibi isimlerle anılan Mekke'deki mescidlerden en önemlisi... ...
Umre yapmaya başlamanın bir adı
Ten‘îm, Mekke ve Harem bölgesinde ikamet edenlerin (Mekkî, Haremî) umre için ihrama girdikleri yerlerden biridir. Harem bölgesinde oturanlar veya geçici olarak burada bulunanlar umre yapmak istediklerinde Harem sınırı dışına (Hil bölgesine) çıkıp orada ihrama girmek zorundadır.
Harem-i Şerife 7 km yaya olarak 1 saat mesafede...
Medine tarafından harem hududu olan Ten'imdedir.
Tenim Mescidinin sağ tarafında Tenim dağı vardır.
Mescidin bulunduğu vadiye Numan Vadisi denir.
Hz.Âişe (rah)vedâ haccında peygamberimizle (sav) beraber haccetti. Bayanlara ait özel hâli sebebiyle sebebiyle umre yapamamıştı. Peygamber efendimize Medine’ye dönecekleri zaman Hz. Âişe validemiz dedi ki; “ Ya Resûlullah, insanlar hac ve umre ile dönüyor, ben ise umreden mahrum oldum, Herkes bir hac ve bir Umre ile Medine’ye dönüyor da, ben bir hac ile dönüyorum” diyerek şikayetini ve üzüntüsünü dile getirdi.” 
Bunun üzerine Efendimiz, Hz. Aişe validemizin erkek kardeşi Abddurrahman’ı (rah) çağırarak; “Ey Abdurrahman! Kız kardeşini devenin arkasına al, Ten’im’den itibaren umre yaptır. Tepelikten inip oraya varınca ihrama girsin. Zira yapacağı, kabul görecek bir umredir” buyurdu.
Ayşe annemizi , kardeşi Abdurrahman (r.a) hazretleri ile beraber umre yapmak için Ten’ime gönderdiler. Cebel-i Ten’im’deki ağaçlık yere gelince orada ihramlanmış iki rekat ihram namazı kılmıştır onun için buraya Mescid-i Aişe denilmiştir.
Yani burası Âişe validemizin Umre yapmak için ihrama girdiği yerdir.
Tarihçi Ebü’l-Velîd el-Ezrakī, Mekkeli tâbiîn âlimi Atâ b. Ebû Rebâh’ın Hz. Âişe’nin ihrama girdiği yer hakkında bilgi verdiğine ve bunun Muhammed b. Ali eş-Şâfiî tarafından mescid inşa ettirilen yer olduğuna dair İbn Cüreyc’den bir rivayet nakletmektedir. 1847 yılında Sultan Abdülmecid ve 1984’te Kral Fehd b. Abdülazîz tarafından yeniden inşa edilen bu cami Mescidü Âişe, Mescidü’l-umre ve Mescidü’t-Ten‘îm adlarıyla bilinmektedir. Mescidin kıble yönünün solunda yer alan ve Harem sınırını gösteren iki alem defalarca tamir görmüş ve son imar sırasında yeniden yapılmıştır.

Konu ile ilgili Hadis-i Şerifler
Hz. Aişe (r.ah.) şöyle haber vermiştir:
Biz Veda Haccı senesi Resulüllah (a.s.) ile beraber (hac için) yola çıktık; ve umre niyetiyle ihrama girdik. Sonra Resulüllah (a.s.): "Kimin yanında hedy kurbanı varsa umre ile hacca (Kıran haccına) niyet etsin; sonra ihramda devam ederek neticede her ikisinin ihramından beraber çıksın" buyurdu.
Aişe sözlerine devamla: Ben, Mekke'ye hayızlı olarak vardım. Bu yüzden ne Kâbe'yi tavaf ettim, ne de Safa ile Merve arasında sa'y yaptım. Bu hâlimi Resulüllah'a arzettim de, bana: "Saçlarını çöz, taran ve hacca niyet et! Umreyi bırak" buyurdu.
Ben de öyle yaptım. Hac görevlerini yerine getirdiğimiz zaman Resulüllah (a.s.) beni öz erkek kardeşim Abdurrahman ile birlikte Tenim'e gönderdi de ben oradan niyetlenip umre yaptım. Resulüllah: "Bu, (hayzından dolayı terk ettiğin) umrenin yerinedir" buyurdu.
Artık umre niyetiyle ihrama girenler Beyt'i tavaf edip Safa ile Merve arasında sa'y yaptılar. Sonra ihramdan çıktılar. Nihayet Mina'dan döndükten sonra hacları için son bir tavaf daha yaptılar. Hac ile umreyi beraber yapanlar ise, bir tek tavaf yaptılar.
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 2108
Abdurrahman b. Ebu Bekr'in (r.a.) haber verdiğine göre:
Hz. Peygamber (a.s.) ona (kız kardeşi) Aişe'yi devesinin arkasına bindirip Tenim'den umre yaptırmasını emir buyurmuştur.
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 2126
Cabir (r.a.) şöyle anlatır:
Resulüllah (a.s.) ile beraber biz, ifrad haccına; Aişe (r.ah.) ise umreye niyet ederek (Mekke'ye) yöneldik. Serif mevkiine geldiğimizde Aişe hayız gördü. Nihayet Mekke'ye gelince Kâbe'yi tavaf ve Safa ile Merve arasında da sa'y ettik. Resulüllah (a.s.) beraberinde kurbanlık hayvanı bulunmayanların ihramdan çıkmalarını emretti. Bize hangi şeyler helal olacak? diye sorduk.
Resulüllah (a.s.): "İhramlıyken size haram olan her şey" buyurdu. Bunun üzerine biz, hanımlarımızla beraber olduk, güzel kokular süründük ve elbisemizi giydik. Halbuki Arefe gününe dört gece kalmıştı. Sonra terviye günü tekrar hacca niyet ettik.
Bundan sonra Resulüllah Aişe'nin yanına girdiğinde o ağlıyordu: "Niçin ağlıyorsun" diye sordu. Aişe: "Şu anda hayız görmem beni üzmektedir. İnsanlar ihramdan çıktıkları halde, ben çıkamadım; üstelik Kâbe'yi de tavaf edemedim. Şimdi ise insanlar hacca gidiyorlar" dedi.
Bunun üzerine Resulüllah: "Şüphesiz ki bu, Allah'ın Adem (a.s.) Kızları için takdir etmiş olduğu bir husustur. Binaenaleyh yıkan ve sonra hacca niyet et!" buyurdu. Aişe de böyle yaptı ve bütün vakfe yerlerinde durdu. Nihayet temizlenince Kâbe'yi tavaf ve Safa ile Merve'yi de sa'y etti.
Sonra Resulüllah: "Sen hac ve umrenden birlikte çıkmış oldun" buyurdu. Aişe (r.ah.): Ey Allah'ın Resulü! Ben, içimden hacca gidip Beyti tavaf etmediğimi bilip dururken nasıl hac etmiş olurum? dedi. Resulüllah: "Öyle ise Ey Abdurrahman! Bunu götür de Tenim'den umre yaptır" buyurdu. Bu hadise, Mina'dan Muhassab mevkiine indikleri gece olmuştur.
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 2127














Mescidi Ayşe'nin eski hali.

dindar, ilmihal, diyanet, namaz, hac umre, islam

Yorum Gönder

0 Yorumlar
*Yorumlar Editör tarafından incelenmekte olup, spam mesajlar dikkate alınmaz. Engellenir.*