
T.C.
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/4378-S.23.7150
BAŞVURU NO : 2022/17521
KARAR TARİHİ : 04/04/2023
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI
Başvuranın yer değişikliği talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 29/11/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle, Yozgat İlçe Müftülüğüne bağlı Cami’nde % 40 engel oranına sahip İmam Hatip olarak görev yaptığını, görevine KPSS ile atandığını sonradan ani gelişen menier rahatsızlığından dolayı engelli olduğunu, ailesi ve 5 çocuğunun Kayseri ikamet ettiğini, görev yerinde yalnız olması nedeniyle tedavi olamadığından rahatsızlığının giderek arttığını, nakil talep ettiğini ancak talebinin reddedildiğini ifade ederek engellilik, eş durumu ve sağlık mazeretleri sebebiyle Kayseri iline nakil talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi ve belge isteme yazısına istinaden Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından gönderilen 05.01.2023 tarih ve E- - - sayılı cevabi yazıda özetle;
2.1. Başvuru sahibinin engellilik, eş durumu ve sağlık mazeretine dayalı olarak Kayseri iline
atanamayacağına ilişkin hukuki dayanağın, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 141 inci
maddesiyle 633 sayılı Diyanet işleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’a eklenen 10/A
maddesi olduğu,
2.2. İlgilinin Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar kapsamında 2018 SÖZPER-I alımı
ile atandığı ancak 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 141 inci maddesiyle 633 sayılı Diyanet
İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’a eklenen 10/A maddesinde belirlenen hüküm
kapsamında kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra göreve başlaması nedeniyle mezkûr kanun hükmü
doğrultusunda üç yıllık çalışma süresini tamamlamasının akabinde kadrolu personel olarak
atamasının gerçekleştirildiği,
Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
3.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri,
Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi
korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini,
sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal
engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya
çalışmaktır.”
3.2. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde; “… Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve
vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı
sayılmaz… Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”
3.3. “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesinde; “Devlet çalışanların hayat seviyesini
yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği
önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alır.”
3.4. “Devletin iktisadî ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65’inci maddesinde; “Devlet, sosyal ve
ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri
gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.”
3.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
3.6. “Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90 ıncı maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti
adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.(…) Türk kanunlarına
değişiklik getiren her türlü andlaşmaların yapılmasında birinci fıkra hükmü uygulanır. (…) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”
4. BM Engelli Hakları Sözleşmesi’nin; “Genel İlkeler” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(c) bendinde; “Engellilerin topluma tam ve etkin katılımlarının sağlanması Sözleşme’nin dayandığı ilkeler arasında sayılmıştır.
4.1. “Genel Yükümlülükler” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Taraf Devletler engelliliğe
dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür.
Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı (...) (b) Yürürlükte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, düzenlemeler, gelenekler ve uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dahil uygun tüm tedbirleri almayı; (...) taahhüt eder.”
4.2. “Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik” başlıklı 5 inci maddesinin dördüncü fıkrasında “Engellilerin
fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli özel tedbirler işbu Sözleşme amaçları doğrultusunda ayrımcılık olarak nitelendirilmez.”
4.3. “Bağımsız Yaşayabilme ve Topluma Dâhil Olma” başlıklı 19 uncu maddesinde; “İşbu Sözleşmeye
Taraf Devletler tüm engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında toplum içinde yaşama hakkına sahip olduğunu kabul eder ve engellilerin bu haktan eksiksiz yararlanabilmeleri ve topluma tam katılımlarını kolaylaştırmak için gerekli tedbirleri etkin bir şekilde alır. Bu çerçevede aşağıdaki noktalara dikkat edilmelidir:
(a) Engelliler diğer bireylerle eşit koşullar altında ikametgâhlarını ve nerede ve kiminle yaşayacaklarını
seçme hakkına sahiptirler ve özel bir yaşama düzenine zorlanamazlar;
(b) Engellilerin kişisel destek dâhil olmak üzere toplum içinde yaşamak ve topluma dâhil olmak için ihtiyaç duydukları konut içi, kurum içi ve diğer toplumsal destek hizmetlerine erişimleri sağlanmalı ve engellilerin toplumdan tecridi ve ayrı tutulması önlenmelidir;
(c) Kamusal hizmet ve tesisler engellilere diğer bireylerle eşit şekilde açık olmalı ve onların ihtiyaçlarına yanıt verebilmelidir”,
4.4. “Çalışma ve İstihdam” başlıklı 27 nci maddesinde; “1. Taraf Devletler engellilerin diğer
bireylerle eşit koşullar altında çalışma hakkına sahip olduğunu kabul eder. Bu hak, engellilerin, açık,
bütünleştirici ve erişilebilir bir iş piyasası ve çalışma ortamında serbestçe seçtikleri bir işle hayatlarını
kazanmaları fırsatını da içerir. Taraf Devletler çalışırken engelli olanlar dahil olmak üzere tüm
engellilerin çalışma hakkının yaşama geçmesini yasama çalışmalarını da içeren uygun tüm tedbirleri
alarak güvence altına alır. Taraf Devletler bunların yanısıra; (a) İşe alım ve istihdam edilme koşullarında, istihdamın sürekliliği, kariyer gelişimi ve sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları dahil olmak üzere, istihdama ilişkin her hususta, engelliliğe dayalı ayrımcılığı yasaklar; (b) Fırsat eşitliği, eşit değerde işe eşit ücret ilkesi, tacizden korunma ve mağduriyetin giderilmesi, güvenli ve sağlıklı çalışma koşulları dahil olmak üzere diğer bireylerle eşit koşullar altında adil ve uygun çalışma koşullarının sağlanmasına ilişkin olarak engellilerin haklarını korur; (c) Engellilerin iş ve sendikal haklarını diğer bireylerle eşit koşullar altında kullana bilmelerini sağlar; (d) Engellilerin genel teknik ve mesleki rehberlik programlarına, yerleştirme hizmetlerine, mesleki ve sürekli eğitime diğer bireylerle eşit koşullar altında etkin bir şekilde erişimini sağlar; (e) İş piyasasında engellilerin istihdam olanaklarının ve kariyer gelişiminin desteklenmesine ve engellilerin iş aramasına veya işe başlamasına, çalışmaya devam etmesine ve işe geri dönmelerine yardım eder; (f) Serbest çalışma, girişimcilik, kooperatif kurma ve kendi işini kurma konusundaki fırsatları geliştirir; (g) Engellileri kamu sektöründe istihdam eder; (h) Olumlu eylem programları, teşvikler ve diğer tedbirleri de içerebilecek uygun politika ve önlemlerle, engellilerin özel sektörde istihdam edilmelerini destekler; (i) Engellilerin çalıştığı işyerlerinde makul düzenlemelerin yapılmasını sağlar; (j) Engellilerin açık iş piyasasında iş deneyimi kazanmasını temin eder; (k) Engelliler için mesleki rehabilitasyon, işte kalma ve işe dönüş programları yürütür. 2. Taraf Devletler engellilerin kölelik altında tutulmalarını engeller ve engellileri zorla veya mecburi çalışmaya karşı diğer bireylerle eşit koşullar altında korur.”
4.5. “Yeterli Yaşam Standardı ve Sosyal Korunma” başlıklı 28 inci maddesinin birinci fıkrasında;
“Taraf Devletler, engellilerin yiyecek, giysi ve barınma dahil kendileri ve aileleri için yeterli yaşam
standardı hakkını ve yaşam koşullarının sürekli olarak iyileştirilmesi hakkını tanır. Taraf Devletler bu
hakkın engelli olmaları nedeniyle ayrımcılığa uğramaksızın tanınmasını temin etmek için gerekli adımları atar…”
5. BM Genel Kurulunca 16 Aralık 1966 tarih ve 2200 A (XXI) sayılı Kararıyla kabul edilen Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde; “1. Bu Sözleşmeye Taraf Devletler, herkesin özgürce seçtiği ya da benimsediği bir işte çalışarak yaşamını kazanma fırsatına sahip olma hakkını içeren çalışma hakkını tanır ve bu hakkı korumak için uygun girişimlerde bulunur. 2. Bu Sözleşmeye Taraf bir Devletin bu hakkın tam olarak gerçekleşmesi amacıyla yapacağı girişimler; bireye temel siyasal ve ekonomik özgürlükleri sağlayacak koşullar altında kararlı ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişmeyi ve tam ve verimli bir çalışmayı gerçekleştirmek üzere, politikalar ve tekniklerle mesleki ve teknik yönlendirme ve yetiştirme programları uygulamasını da içerir.”
6. 2000 yılında ilan edilen ve Lizbon Antlaşmasının 2009 yılında yürürlüğe girmesiyle diğer Avrupa
Birliği anlaşmalarıyla aynı yasal değeri kazanan Avrupa Birliği Temel Haklar Bildirgesinin “Ayrımcılık
yasağı” başlıklı 21nci maddesinde; “1. Cinsiyet, ırk, renk, etnik veya sosyal köken, kalıtımsal özellikler,
dil, din veya inanç, siyasi veya başka herhangi bir görüş, bir ulusal azınlığın üyesi olma, hususiyet,
doğum, maluliyet, yaş veya cinsel eğilim gibi herhangi bir nedenle ayrımcılık yapılması yasaktır. …”
6.1. “Engellilerin toplumla bütünleştirilmesi” başlıklı 26 ncı maddesinde; “Birlik, engelli kişilerin,
bağımsızlıklarını, toplumsal ve mesleki yaşamla bütünleştirilmelerini ve toplum yaşamına katılmalarını
sağlamaya yönelik önlemlerden yararlanma hakkını tanımakta ve saygı göstermektedir.”
7. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun;
7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve
özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı
güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.”,
7.2. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde; “a) Doğrudan ayrımcılık: Engelliliğe dayalı ayrımcılık
temeline dayanan ve engellinin hak ve özgürlüklerden karşılaştırılabilir durumdakilere kıyasla eşit şekilde yararlanmasını engelleyen, kısıtlayan veya zorlaştıran her türlü farklı muameleyi,
b) Dolaylı ayrımcılık: Görünüşte ayrımcı olmayan her türlü eylem, işlem ve uygulamalar sonucunda
engelliliğe dayalı ayrımcılık temeliyle bağlantılı olarak, engellinin hak ve özgürlüklerden yararlanması
bakımından nesnel olarak haklılaştırılamayan dezavantajlı bir konuma sokulmasını,
c) Engelli: Fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma
diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından
etkilenen bireyi,
d) Engelliliğe dayalı ayrımcılık: Siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel, medeni veya başka herhangi bir alanda insan hak ve temel özgürlüklerinin tam ve diğerleri ile eşit koşullar altında kullanılması veya bunlardan yararlanılması önünde engelliliğe dayalı olarak gerçekleştirilen her türlü ayrım, dışlama veya kısıtlamayı,
e) Engellilik durumu: Bireyin engelliliğini ve engellilikten kaynaklanan özel gereksinimlerini, uluslararası yöntemleri temel alarak belirleyen derecelendirmeler, sınıflandırmalar ve tanılamaları
f) Erişilebilirlik: Binaların, açık alanların, ulaşım ve bilgilendirme hizmetleri ile bilgi ve iletişim
teknolojisinin, engelliler tarafından güvenli ve bağımsız olarak ulaşılabilir ve kullanılabilir olmasını,
j) Makul düzenleme: Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri,
l) Umuma açık hizmet veren yapı: Kamu hizmeti için kullanılan resmî binalar, ibadet yerleri, özel eğitim ve özel sağlık tesisleri; sinema, tiyatro, opera, müze, kütüphane, konferans salonu gibi kültürel binalar ile gazino, düğün salonu gibi eğlence yapıları; otel, özel yurt, iş hanı, büro, pasaj, çarşı gibi ticari yapılar; spor tesisleri, genel otopark ve buna benzer umuma ait binaları, ifade eder.”
7.3. “Genel Esaslar” başlıklı 4 üncü maddesinin c fıkrasında; “Engellilerin tüm hak ve hizmetlerden
yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanması esastır.”
7.4. “İstihdam” başlıklı 14 üncü maddesinde; “(Değişik:6/2/2014-6518/72 md.) Engellilerin iş gücü
piyasası ve çalışma ortamında sürdürülebilir istihdamı için kendi işini kurmaya rehberlik ve mesleki
danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesi de dâhil olmak üzere gerekli tedbirler alınır. İşe başvuru, alım,
önerilen çalışma süreleri ve şartları ile istihdamın sürekliliği, kariyer gelişimi, sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları dâhil olmak üzere istihdama ilişkin hiçbir hususta engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarda bulunulamaz. Çalışan engellilerin aleyhinde sonuç doğuracak şekilde, engelinden dolayı diğer kişilerden farklı muamelede bulunulamaz. Çalışan veya iş başvurusunda bulunan engellilerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerindeki önlemlerin alınması ve engellilerin çalıştığı iş yerlerinde makul düzenlemelerin, bu konuda görev, yetki ve sorumluluğu bulunan kurum ve kuruluşlar ile işverenler tarafından yapılması zorunludur. …”
8. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci
maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve
hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
9. 14.7.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Yer değiştirme suretiyle atanma”
başlıklı 72 nci maddesinde; “(Değişik: 12/5/1982 - 2670/25 md.) Kurumlarda yer değiştirme suretiyle
atanmalar; hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiye’nin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılır. …(Ek fıkra: 6/2/2014 - 6518/10 md.) İlgili mevzuatı uyarınca verilecek rapora göre kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılır. …”
10. 22.6.1965 tarih ve 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında
Kanunun;
10.1. “Atama” başlıklı 10 uncu maddesinde; “…Başkanlık kadrolarına yapılacak atama ve nakil
işlemlerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.”
10.2. “Sözleşmeli personel istihdamı” başlıklı Madde 10/A da; “(Değişik:16/3/2022-7383/5 md.)
Başkanlığın Din Hizmetleri Sınıfına ait unvanlarla ihdas edilmiş pozisyonlarında, bu maddede öngörülen esaslarla 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına tabi sözleşmeli personel istihdam edilebilir.
657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinde öngörülen genel şartlar yanında Başkanlık mevzuatı ile belirlenen özel şartları taşıyanlardan Kamu Personel Seçme Sınavı puan sırasına konulmak kaydıyla atama yapılacak her bir pozisyonun üç katına kadar aday arasından Başkanlık tarafından Diyanet Akademisine giriş için yapılacak sözlü ve/veya uygulamalı sınavdaki başarı sırasına göre aday din görevlisi belirlenir. …Eğitim programları ile sınavları başarıyla tamamlayan aday din görevlileri, eğitimlerine uygun pozisyonlara atanır. Yapılan atama, sözleşmenin imzalanmasıyla geçerlilik kazanır. Sözleşme, imzalanmadan herhangi bir hak doğurmaz. Sözleşmeli personel olarak atananlar üç yıl süreyle başka bir yere atanamaz. Aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirmelerde bu madde uyarınca istihdam edilen sözleşmeli personelin eşi bu personele tabidir. Sözleşme gereği üç yıllık çalışma süresini tamamlayanlar talepleri halinde bulundukları yerde pozisyonlarıyla aynı unvanlı memur kadrolarına atanır. Bu şekilde atananlar, aynı yerde en az bir yıl daha görev yapar, bunlar hakkında aday memur hükümleri uygulanmaz. ...”
11. 25.6.1983 tarih ve 18088 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Devlet Memurlarının Yer
Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin “Engellilik Durumuna Bağlı Yer Değişikliği”
başlıklı Ek Madde 3 de, “(Ek: 30/6/2014-2014/6578 K.) İlgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu
raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurlar ile ağır engelli raporlu eşi veya
bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan memurlar engellilik durumundan
kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabilir. Bu kapsamdaki talepler bu
Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kurumların kadro imkânları ve teşkilat
yapıları dikkate alınarak karşılanır…”
12. 15.04.2015 tarih ve sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve
Yer Değiştirme Yönetmeliğinin;
12.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “(1) Bu Yönetmeliğin amacı, Başkanlığın merkez ve taşra
teşkilatına ilk defa veya yer değiştirme suretiyle atanacak memurların niteliklerini belirlemek, atama ve
yer değiştirme usul ve esaslarını düzenlemektir.”
12.2. “Yer değiştirme talebi” başlıklı 20 nci maddesinde; “(1) Atandığı il veya ilçede altı ayı
tamamlayanlar il içi; iki yılı tamamlayanlar ise il dışı yer değiştirme isteğinde bulunabilirler. Grup ve
sınıf hizmetine tabi olanların il dışı nakillerinde asgari hizmet süreleri dikkate alınır. (2) Kendi istekleri
üzerine unvan değişikliği ile başka göreve atananlar, atandıkları yerde bu unvanla iki yıl çalışmadıkça
yeniden önceki unvan veya görev yerine atanma talebinde bulunamazlar.”
12.3. “Mazeret sebebiyle yer değiştirme” başlıklı 38 inci maddesine; “(1) Aşağıda belirtilen
mazeretlerin belgelendirilmesi halinde, yer değiştirme isteğinde bulunanların atamaları yapılabilir: a)
Sağlık mazeretine bağlı yer değişikliği: Memurun sağlık mazeretine dayanarak yer değiştirme talebinde
bulunabilmesi için; kendisi, eşi, annesi, babası, bakmakla yükümlü olduğu çocukları ve yargı kararı ile
vasi tayin edildiği kardeşinin hastalığının görev yaptığı yerde tedavisinin mümkün olmadığı veya mevcut görev yerinin söz konusu kişilerin sağlık durumunu tehlikeye düşüreceğini eğitim ve araştırma hastanesi veya üniversite hastanesinden alınacak sağlık kurulu raporu ile belgelendirenler, tedavisinin
yapılabileceği en yakın il veya ilçeye atanabilir. b) Aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliği: Aile birliği mazeretine dayanarak yer değişikliği memurun; …4) Kamu personeli olmayan eşinin, talep edilen yerde kesintisiz son üç yıl sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde bu durumda olan eşin bulunduğu yere, atanması suretiyle yapılabilir. …6) Aile birliği mazeretine dayanarak yer değiştirme isteğinde bulunan memur, eşinin kamu kurum ve kuruluşlarında kamu personeli olarak çalıştığına veya atanmayı talep ettiği yerde eşinin kesintisiz son üç yıl sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak halen çalıştığına ya da (b) bendinin (5) numaralı alt bendinde sayılan görevlerde bulunduğuna ilişkin belgeyi kurumuna ibraz etmekle yükümlüdür. Ayrıca yer değiştirme başvurusuna, evlilik durumunu kanıtlayan belgenin de eklenmesi gerekir. …”
12.4. “Engellilik durumuna bağlı yer değişikliği” başlıklı 39 uncu maddesinde; “(1) İlgili mevzuatına
göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurlar ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan memurlar
engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabilir. (2) Bu kapsamdaki talepler bu Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın Başkanlığın kadro imkânları ve teşkilat yapısı dikkate alınarak karşılanır ve bu haktan bir defadan fazla yararlanılamaz. (3) Memurun kendisinin veya birlikte yaşadığı eşi ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının engellilik durumunun tedavisi sebebiyle yer değişikliğini talep etmesi halinde, yer değiştirme suretiyle atama yapılacak yerin, memurun ve bu fıkra kapsamındaki yakınlarının engellilik durumuna uygun olması esastır.
(4) Engellilik durumu devam ettiği sürece isteği dışında memurun yeri değiştirilmez. Engellilik durumu
ortadan kalkan memurlar hakkında bu Yönetmelikte yer alan diğer hükümler uygulanır.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE
ÖNERİSİ
13. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte
değerlendirilerek başvurunun reddi yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
14. Başvuran; Yozgat İlçe Müftülüğüne bağlı Cami’nde % 40 engel oranına sahip İmam Hatip olarak görev yaptığını, ailesi ve 5 çocuğunun Kayseri ikamet ettiğini, görev yerinde yalnız olması nedeniyle tedavi olamadığından rahatsızlığının giderek arttığını, nakil talep ettiğini ancak talebinin reddedildiğini ifade ederek engellilik, eş durumu ve sağlık mazeretleri sebebiyle Kayseri iline nakil talep etmektedir.
15. İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerden özetle; başvuranın 2018 SÖZPER-I alımı ile
atandığı ve üç yıllık çalışma süresini tamamlamasının akabinde kadrolu personel olarak atamasının
gerçekleştirildiği, engellilik mazeretine dayalı nakil talebinin 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’a eklenen 10/A maddesi uyarınca reddedildiği anlaşılmaktadır.
16. Şikâyet başvurusuna konulan ek evrakların tetkikinden; başvuranın Kayseri Şehir Hastanesinden
alınmış 12.10.2020 tarih ve numaralı %40 engel oranına sahip Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporu bulunduğu, ayrıca başvuranın aynı konu ve taleple 26.10.2022 tarihinde ilgili İdareye başvuruda bulunduğu Diyanet İşleri Başkanlığının 11.11.2022 tarih ve E-sayılı yazısı ile “…sunulan rapor 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’a eklenen 10/A maddesinde belirlenen kriterleri taşımamaktadır. …yer değişikliği talebinin karşılanması cihetine gidilememiştir.” cevabı verildiği tespit edilmiştir.
17. Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanuna eklenen 10/A maddesi hükmünde;
“…sözleşme gereği üç yıllık çalışma süresini tamamlayanlar talepleri halinde bulundukları yerde
pozisyonlarıyla aynı unvanlı memur kadrolarına atanır. Bu şekilde atananlar, aynı yerde en az bir yıl daha görev yapar,” ifadeleri yer aldığı, başvuranın SGK kayıtlarının incelenmesi neticesinde 14.06.2022 tarihinde 4/a çıkışı yapıldığı ve sigorta statüsünün 4/c olarak güncellendiği görülmekle başvuranın memur kadrosunda bir yılını 14.06.2023 tarihinde dolduracağı anlaşılmaktadır.
18. Bireylerin temel hak ve hürriyetlerinin düzenlendiği Anayasada sosyal hukuk devleti, adalet ve
eşitlik başta olmak üzere farklı ilkeler doğrultusunda engellilerin de içinde bulunduğu toplumun
dezavantajlı gruplarına yönelik tedbirler içeren özel koruyucu hükümlere yer verilmiştir. Bu bakımdan
özellikle sosyal devlet ilkesinin temel niteliği; devletin toplumdaki dezavantajlı gruplar lehine müdahalede bulunması ve bu gruplara dahil bireylere yönelik fırsat eşitliğini sağlayacak şekilde eşitsizlikleri giderici önlemler alması olarak kabul edilmektedir. Ayrıca Anayasamızda devlet, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmakla; kanun önünde eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla; sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri almakla; bedeni yetersizliği olanların çalışma şartları bakımından özel olarak korunmasıyla yükümlü kılınmaktadır.
Bu doğrultuda Anayasa’da, dezavantajlı gruplar içinde engellilere de yer verilerek engelliler için alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılmayacağı belirtilmek suretiyle engelliler lehindeki düzenlemeler anayasal güvence altına alınmıştır. Bu doğrultuda Engelliler Hakkında Kanun’da engellilerin haklarını diğer bireylerle eşit kullanabilmesi için ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri ifade eden makul düzenlemelerin yapılması gerektiği bildirilmektedir.
19. Diğer yandan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Yer değiştirme suretiyle atanma" başlıklı
72 nci maddesinde, kurumlarda yer değiştirme suretiyle atamaların, hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiye’nin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılacağı öngörülmüş olup beşinci fıkrası ise, ilgili mevzuatı uyarınca verilecek rapora göre kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılacağı hükmünü taşımaktadır.
20. 25.06.1983 tarih ve 18088 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Devlet
Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına Dair Yönetmeliğin Ek 3 üncü maddesinde; ilgili
mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen
memurların engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde
bulunabileceği, bu kapsamdaki taleplerin Yönetmelikteki kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kurumların kadro imkanları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanacağı, memurun kendisinin veya birlikte yaşadığı eşi ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının engellilik durumunun tedavisi sebebiyle yer değişikliğini talep etmesi halinde, yer değiştirme suretiyle atama yapılacak yerin, memurun ve bu fıkra kapsamındaki yakınlarının engellilik durumuna uygun olmasının esas olduğu, engellilik durumu devam ettiği sürece kurumlarca isteği dışında memurun yerinin değiştirilemeyeceği düzenlenmiştir. Mezkur Yönetmelik ile engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunulduğunda bu Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olunmayacağını belirtmekle toplumun dezavantajlı gruplarına yönelik tedbirler içeren özel koruyucu hükümlere yer vererek engelli bireylere yönelik makul düzenlemeler yapmakta, bu iradesini ülkemizin engellilik alanındaki ulusal vizyonu ve yol haritasını ortaya koyan 2030 Engelsiz Vizyon Belgesi, engelliliğin bir insan hakları meselesi olduğu küresel olarak kabul edilen bir yaklaşım haline geldiğini belirtilen 2023-2025 Engelli Hakları Ulusal Eylem Planı gibi belgelerle de vurgulamaktadır.
21. Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin Ek 3 üncü
maddesi ile benzer şekilde Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 39 uncu
maddelerinde; ilgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli
olduğu belirtilen memurların engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabileceği, bu kapsamdaki taleplerin kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kurumların kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanacağı düzenlenmektedir.
22. Ayrıca; Devlet Personel Başkanlığının “Engellilik durumuna bağlı yer değişikliğinin şartları ile bu
şartları yerine getiren memurun başka gerekçelerle talebinin reddedilmesinin mümkün bulunmadığı
(08/03/2016-1424)” hakkındaki görüşünde; “Devlet memurunun Genel Yönetmeliğin ek 3 üncü
maddesinde yer alan şartlara sahip Devlet memurunun engellilik durumuna bağlı yer değişikliği talebinin kamu kurum ve kuruluşlarınca yerine getirilmesi için talep edilen yerde kurumun teşkilatının
bulunması, söz konusu teşkilat bünyesinde bahsi geçen memurun atanabileceği bir kadronun
bulunması ve yer değişikliği talebinin engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olması
gerektiği, - Engellilik durumuna bağlı yer değişikliğinin talep edildiği yerde kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatının bulunması, söz konusu teşkilatta memurun atanabileceği bir kadronun bulunması ve talebin engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olması halinde kamu kurum ve kuruluşlarınca yer değişikliği talebinin yerine getirilmesi gerektiği, bu üç husus dışındaki gerekçelerle yer değişikliği talebinin reddedilemeyeceği… mütalaa edilmektedir.” ifadelerine yer verildiği görülmektedir.
23. Diğer yandan, idarelerin varlık amacının kamu hizmetinin sürekli ve sağlıklı bir şekilde yerine
getirilmesi olduğu düşünüldüğünde kamu hizmetinin aksatılmadan yürütülebilmesi için İdarelerin kadro ve personel planlaması hususlarında aldığı tedbirlerin normal karışlanması gerektiği değerlendirilmektedir.
Nitekim Anayasa Mahkemesinin 20/02/2014 tarihli ve 2012/606 başvuru numaralı Kararında; “Kişilerin ailevi ve sosyoekonomik sebepler gibi bir takım mazeretler çerçevesinde başka yere atanma konusunda talep hakları var ise de atamaya ilişkin mazeretlerini değerlendirip karara bağlayacak olan idarenin, kendi mevzuatı çerçevesinde, ifa edilen kamu hizmetinin gerekleri, insan kaynaklarının verimli kullanılması, teşkilat yapısının elverişliliği ve benzeri faktörleri dikkate alması kaçınılmazdır. Zira kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak, ilgili idarenin öncelikli görevi ve sorumluluğudur.” ifade edilmektedir.
24. Her ne kadar idarelere çalışanların atama ve yer değiştirmesinde tanınmış bir takdir yetkisi olduğu
bilinse de idarelerin BM Engelli Hakları Sözleşmesinde ifade bulduğu şekliyle engellilerin çalışma
hakkının yaşama geçmesinin ve uygun tüm tedbirleri alarak güvence altına alınmasının sağlanması,
engellilerin kamu sektöründe istihdamının sağlanması ve devam ettirilmesi hususları ile engelli bireylerin diğer bireylerle eşit koşullarda, hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanması, toplumsal hayata tam ve etkin katılımlarının sağlanması amacıyla gerekli tedbirlerin alınması gerekliliği göz önünde tutularak Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin Engellilik Durumuna Bağlı Yer Değişikliği başlıklı Ek Madde 3 ve Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin Engellilik Durumuna Bağlı Yer Değişikliği başlıklı 39uncu maddesinde
belirtildiği şekilde; ilgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurun engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinin Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kurumların kadro imkânları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak başvuranın engellilik mazeretine dayalı nakil talebinin öncelikli olarak değerlendirilmesi gerekirken genel düzenlemeler çerçevesinde bir değerlendirme yapılmasının engellilere tanınan haklar yönünden hakkaniyete uygunluk göstermediği düşünülmektedir.
25. Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik gereğince gerekli
şartları taşıyan Devlet memurlarının engellilik durumuna bağlı yer değişikliği talebinin kamu kurum ve
kuruluşlarınca yerine getirilmesi için talep edilen yerde kurumun teşkilatının bulunması ve söz konusu
teşkilat bünyesinde memurun atanabileceği bir kadronun bulunması gerektiği, söz konusu koşulların varlığı halinde yer değişikliği talebinin yerine getirilmesi gerektiği açıkça hüküm altına alındığından ve bu kapsamda başvuranın % 40 oranında engelli olduğu ve sağlık durumu göz önüne alındığında, ilgili idare tarafından başvuranın engellilik durumu nedeniyle yer değişikliği talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
26. Kurumumuzca ulusal ve uluslararası düzenlemeler, emsal kararlar, Devlet Personel Başkanlığı
Görüşü ve tüm dosya kapsamı göz önüne alınarak yapılan değerlendirmede ; %40 engel oranına sahip olan başvuranın yer değişikliği talebinin yer değişikliğine ilişkin genel düzenlemelerden farklı olarak ayrıca ve öncelikli olarak değerlendirilmesi gerekirken Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 10/A maddesindeki bir yıllık süre şartı yönünden değerlendirilme yapılmasının ve bu kapsamda başvuranın talebinin Kurumun teşkilat yapısı ve kadro imkanları gözetilmeden yalnızca süre sınırı ile bağlı kalınarak reddedilmesi yönünde tesis edilen işlemler hukuka ve hakkaniyete uygun görülmemiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
27. Günümüzde demokratik, modern ve katılımcı yönetim anlayışında idarelerden sadece hukuka
uygun olarak hareket etmeleri değil aynı zamanda iyi yönetişim ilkelerine uygun işlem tesis etmeleri de
beklenmektedir.
28. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
29. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci
fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından
herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Yozgat İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜ ile; Başvuranın Kayseri iline nakil talebinin kadro imkanları ve teşkilat yapısı dikkate alınarak
yeniden değerlendirilmesi yönünde DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın başvurana ve Diyanet İşleri Başkanlığına tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi




Hoş geldiniz. Fikirlerinizi paylaşmanızdan mutluluk duyarız