Sitemizde aramak istediğiniz konuyu
                                      "

DiniErk - Doğru Dini Bilgi

Hatm-i Hâcegân Yapanların Akıbeti


HATME HACEGAN NEDİR ?

Efendim, hatme-i hacegan demek Hatme, cemaat ile toplu hâlde yapılan bir halka zikridir. Kur’an ve sünnette övülen ve teşvik edilen zikir çeşitlerinden birisidir. diyordu, bir kaynak...
Sünnet imiş. Ne var ki her tarikat bu hatme-i birbirinden farklı şekilde uyguluyor imiş. Netice büyük ve küçük olarak çeşidi varmış.
Bu hatmelerde ne oluyor. Onu anlatayım.

NAKŞİLERDE HATME
Nakşibendilere göre hatme şu şekilde oluyormuş.
Evvela 25 kere istiğfar olunur. Bu 5 veya 15 de olur. Sonra gözler yumularak rabıta-i şerifle beraber kalbe nazar edilir. önce 7 tane Fatiha'yı şerif okunur, 100 salavatı şerife , 79 elem neşrahleke suresini okuduktan sonra 1001 ihlas-ı şerif okunup, tekrar 7 fatihayı şerife ve 100 salavat-ı şerife ile birde aşr-ı şerif okunarak duası yapılır ve vukuf-u kalbiye her zaman dikkat edilir.

MENZİLCİLERDE BÜYÜK HATME
Menzilcilere gelince Cemaatte Elemneşrahleke sûresini bilen imam dahil 11 kişi varsa büyük hatme yapılır. 11 kişiden az olunca büyük hatme yapılmaz. Büyük hatme şu şekilde yapılır:
Cemaat bir halka kurar. Hatmeyi yaptıracak kimse arkası kıbleye gelecek şekilde halkayı ortalayarak oturur. Taş dağıtıcı ise imamın karşısına oturur, sepetteki taşları yere boşaltır.Taş dağıtıcı önce 100 taştan 21 tanesini ayırıp imama verir. Geri kalan 79 taş, dağıtılmak üzere önünde yerde bekler. Ayrıca okunacak Fatihâlar için altı büyük taş ayrılır. Herkes adap üzere oturur. Gözler kapanır; huzurlu, sessiz ve edepli bir şekilde hatmenin başlaması beklenir. Gözler hatme bitene kadar açılmaz.
İmam ‘estağfirullah’ diyerek hatmeyi başlatır. Herkes 25 defa estağfirullah der. Elemneşrahleke sûresini bilenler taş almak için sağ ellerini açıp beklerler. Taşları dağıtan görevli gözlerini açıp 79 taşı sepete koyar, imamın sağ tarafından başlayarak eli açık olanlara dağıtır. Dağıtılan taşların eşit sayıda olmasına dikkat eder. Cemaat kalabalık ise eli açık olanlara en az üçer taş dağıtır. Kalabalık değilse taşları eşit miktarda dağıtmaya çalışır. Kendilerine taş yetmeyenler ellerini indirirler, bir şey okumazlar.
İmam “Fatiha-i şerife” diye ses verir. İmam dahil sağ taraftan yedi kişi Euzü besmele ile Fatiha okurlar. Fatiha okuyacakları belirlemek için taş dağıtıcı önünde hazır tuttuğu altı büyük taşı imamın sağındaki altı kişiye dağıtır, imama Fatiha taşı vermez, imam kendisi bir Fatiha okur. Taş dağıtıcısı Fatiha taşlarını tekrar toplayıp diğer taşlarla birlikte 10 büyük taşı imamın önüne sağ tarafına toplar.
İmam “Salavat-ı şerife” diye ses verir. İmam ve cemaat ellerindeki taş adedi kadar salavat okurlar. Salavat “Allahümme salli alâ Seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed” sözüdür. Her salavatla birlikte sağ ellerindeki bir taşı sol ellerine aktarırlar ve hepsi bitince tekrar sağa alıp yeni verilecek zikir komutunu beklerler.
İmam elindeki 21 taştan bir kısmıyla salavat okuduktan sonra “Elemneşrahleke-i şerife” diye ses verir. Cemaat “eûzü-besmele” çekip ellerindeki taş kadar “Elemneşrahleke” sûresini okur. Sûreleri okurken başta bir kere “eûzü-besmele” çekilir; diğerlerinde sadece besmele okunur, bu yeterlidir. İhlas okurken de böyledir. Bu arada imam 21 salavatı bitirir ve bir miktar taş kendisine ayırarak kalanını taş dağıtıcıya verir. Taş dağıtıcı gözlerini açar, imamın verdiği taşları imamın sol tarafındakilere dağıtır. Taşları daha önce almayanlardan başlayarak yettiği kadar tek sayıda dağıtır.
Taş dağıtan bu sevaptan mahrum kalmamak için, kendisine de taş ayırır. Eğer halka küçükse ve ortada oturanlar varsa, taş dağıtan önce imama göre sağ taraftan başlayarak sola doğru eşit miktarda taş dağıtır.
Sonra imam “İhlas-ı şerife” diye ses verir. Herkes elindeki taş kadar besmele ile ihlas sûresini okur. İmam ihlas-ı şerife” diye on defa ses verir ve herkes elindeki taş adedince ihlas okur. Böylece toplam 1000 (bin) ihlas okunmuş olur..
İmam tekrar “Fatiha-i şerife” diye ses verir. Bu defa imam hariç sol taraftan yedi kişi Fatiha okurlar. Fatiha okuyacakları belirlemek için taş dağıtıcı büyük taşlardan yedi taş alarak soldan yedi kişiye dağıtır ve tekrar geri toplayıp imamın önüne kor. Eline taş verilenler besmele çekip birer tane Fatiha okurlar, diğerleri bir şey okumazlar.
İmam son kez “Salavat-ı şerife” diye ses verir. İmam ve cemaat ellerindeki taş adedi kadar salavat okurlar. Sonra, taş dağıtıcı gözlerini açar, imamdan başlayarak sağdan sola doğru taşları toplayıp oturur. İmam hatme duasını okur. Duanın peşinden bir sûre okur ve “estağfirullah” diye ses verir. Herkes 25 “estağfirullah” çeker ve gözlerini açar.
Hatme ikindi namazından sonra yapılmışsa, duadan sonra “Nebe/Amme” sûresi, yatsı namazından sonra yapılmışsa “Mülk/ Tabareke” sûresi okunur. Bunları ezbere bilmeyenler “Elemneşrahleke” sûresini okuyabilirler.

*****

MENZİLCİLERDE KÜÇÜK HATME
Büyük hatmede olduğu gibi halka kurulur. Cemaatın içinde Elemneşrahleke sûresini bilen imamla birlikte 11 kişi yoksa, küçük hatme yapılır. Küçük hatmede de 100 adet taş kullanılır. Ortada taş dağıtıcı olmayacağı için önce yüz taş cemaata eşit olarak imam tarafından dağıtılır. İmam ayrıca başta ve sonda okunacak yedi adet Fatiha’yı kimlerin okuyacağını önceden belirler. İlk yedi Fatiha’yı, imam dâhil sağ taraftan yedi kişi okur. İkinci yedi Fatiha’yı imam hariç solundaki yedi kişi okur. Dağıtım ona göre yapılır. Cemaat az olunca ikinci Fatiha imama da düşebilir. Sonra gözler yumulur.
İmam “estağfirullah” diye ses verir. Herkes 25 defa estağfirullah çeker.
İmam “Fatiha-i şerife” diye ses verir. imamla birlikte sağ taraftan tespit edilenler Euzü-Besmele çekip birer Fatiha okurlar.
İmam “salavat-ı şerife” diye ses verir, imam ve cemaat ellerindeki taş adedi kadar salavat okurlar.
İmam “Yâ Bâkî entel Bâkî” diye ses verir, herkes elindeki taş sayısı kadar bu zikri kendi duyacağı bir sesle söyler. Bu, beş defa tekrar edilir. Toplam 500 (beş yüz) defa okunmuş olur.
İmam ikinci kez “Fatiha-i şerife” diye ses verir. Bu defa imamın sol tarafından tespit edilenler euzü-besmele çekip birer Fatiha okurlar.
İmam son olarak “Salavat-ı şerife” diye ses verir. İmam ve cemaat ellerindeki taş adedi kadar salavat okurlar. İmam elindeki taşları önündeki taş sepetine koyar ve sağ tarafındaki kimsenin önüne uzatır. Herkes elindeki taşları gözünü açmadan taş sepetine koyarak sağ yanındakinin önüne sürer ve sonunda imamın önüne gelir. imam büyük hatmede olduğu gibi hatme duasın okur. Peşinden, tavsiye edilen sûrelerden birisini okuyup* “estağfirullah” diye ses verir. Herkes 25 defa estağfirullah diyerek gözlerini açar.
* Hatme ikindi namazından sonra yapılmışsa, duadan sonra “Nebe/Amme” sûresi, yatsı namazından sonra yapılmışsa “Mülk/ Tabareke” sûresi okunur. Bunları ezbere bilmeyenler “Elemneşrahleke” sûresini okuyabilirler.
Bu zikirlerin yapılma sebebi olarak da şunlar ifade ediyormuş.
1. Hatmeye 25 Estağfirullah çekerek başlamak Kur’an’ı Kerim’de geçen 25 peygambere tekabül ediyor. Onun için 25 Estağfirullah çekiyoruz.
2. Başlarken 7 Fatiha okumanın sebebi: Fatiha anahtardır. Her bir Fatiha 7 kat semanın kapılarını bir bir açar. En son katta kabul dergâhı vardır. Orada yapılan amel zikir her bir kapıdan bir bir geçerek kabule mazhar olur.
3. Salavat-ı şerife başta 100 sonda 100 olmak üzere 200 adettir. Rasulullah Efendimiz (S.A.V.) buyuruyor ki: Bana günde 200 adet salavat-ı şerife getirene şefaatim vacip olur. Hatmeye giren herkes bu şefaate mazhar olur.
4. 1000 ihlas okumanın sebebi: Bir ihlas okuma Kur’an’ın üçte birine, 2 ihlas üçte ikisine, 3 ihlas ise tamamına denktir. 1000 ihlas okumak da 333 hatim sevabı kazandırır.
5. Elemneşrahleke suresini okumak: Bir insan günah işlediğinde, şeytan-ı lain o insanın kalbine 79 düğüm atar. Her bir İnşirah suresi o düğümleri tek tek çözer. O gün şeytan lain hatme yapanın kalbine giremez, kalpler temizlenir.
6. Ya Baki Entel Baki demenin sebebi: Allah dostları Bekabillah makamındadır. Sofilerin de o makama ulaşmaları için Allah (C.C.)’nün Baki ismini zikrettiriyorlar.
7. Sonunda okunan 7 Fatiha’nın sebebi: 7 kat siccine kilit olur, kilitler. Yani yerin dibinde yapılan ameller siccine gitmesin diye.

*********
HATME HACEGAN UYDURULMUŞ BİR DİNİ TÖRENDİR / YASAKTIR

“Bize el-Hakem İbnu'l-Mübârek haber verip (dedi ki) bize Amr b. Yahya haber verip dedi ki; “Babamı, babasından (naklen) şöyle rivayet ederken duydum: (Babam) Dedi ki sabah namazından önce Abdullah b. Mesud'un kapısının önünde oturur­duk. Çıktığında, onunla beraber mescide giderdik. Neyse (bir gün) Ebu Musa el-Eş'arî yanımıza geldi ve; "Ebu Abdirrahman (yani Ab­dullah b. Mesud) şimdiye kadar yanınıza çıktı mı?" dedi. "Hayır." dedik. O da bizimle beraber oturdu. Nihayet (Abdullah) çıktı. Çıkınca toptan ona ayağa kalktık. Sonra Ebu Musa ona şöyle dedi: "Ebu Ab­dirrahman! Biraz önce mescidde yadırgadığım bir durum gördüm. Ama yine de, Allah'a şükür, hayırdan başka bir şey görmüş değilim. (Abdullah) "Nedir o?" diye sordu. O da; "Yaşarsan birazdan görecek­sin!" dedi (ve) şöyle devam etti: "Mescidde halkalar hâlinde, oturmuş, namazı bekleyen bir topluluk gördüm. Her halkada (idareci) bir adam, (halkadakilerin) ellerinde de çakıl taşları var. (idareci): "Yüz defa "Allahu ekber" deyin." diyor, onlar da yüz defa "Allahu Ekber" diyor­lar. Sonra, yüz defa Lâ İlahe İllallah, deyin diyor, onlar da yüz defa Lâ ilahe İllallah diyorlar. Yüz defa Subhanallah deyin diyor, onlar da yüz defa Subhanallah diyorlar." (Abdullah b. Mesud); "Peki onlara ne dedin?" dedi. "Senin görüşünü bekleyerek -veya "Senin emrini bek­leyerek" -onlara bir şey söylemedim." dedi. Dedi ki; "Onlara kötülük­lerini sayıp (hesap etmelerini) emretseydin ve, (bununla) iyilikle­rinden hiçbir şeyin zayî edilmeyeceğine dair onlara güvence versey­din ya!" dedi. Sonra gitti, biz de onunla beraber gittik. Nihayet o, bu halkalardan birine geldi, başlarında durdu ve şöyle dedi: "Bu, yaptı­ğınızı gördüğüm nedir?" Dediler ki; "Ebu Abdirrahman! (Bunlar) ça­kıl taşları. Onlarla Allahu Ekber, Lâ ilahe İllallah ve Subhanallah deyişleri sayıyoruz." (Bunun üzerine Abdullah b. Mesud) dedi ki; "Ar­tık kötülüklerinizi sayıp (hesap edin)! Ben, iyiliklerinizden hiç bir şe­yin zayî edilmeyeceğine kefilim. Yazıklar olsun size! Ey Ümmet-i Muhammed, ne çabuk helak oldunuz! Peygamberinizin -sallallahu aleyhi ve sellem- şu sahabesi (içinizde hâlâ) bolca bulunmakta. İşte onun elbiseleri, (henüz) eskimemiş; kapları, (henüz) kırılmamış. Ca­nım elinde olan (Allah'a) yemin olsun ki, sizler kesinlikle (ya) Muhammed'in dininden daha doğru yolda olan bir din üzerindesiniz (-ki bu imkânsızdır.) veya bir sapıklık kapısı açmaktasınız." Onlar; "Val­lahi, Ebu Abdirrahman, biz, başka bir şey değil, sadece hayrı (elde etmeyi) istedik." dediler. (O da) Şöyle karşılık verdi; "Hayrı (elde etmek) isteyen niceleri vardır ki onu hiç elde edemeyeceklerdir. Resûlullah -salallahu aleyhi ve sellem- bize haber vermişdi ki; Kur’ân'ı okuyacak olan bir topluluğun (bu okuyuşları sadece dilde kalacak), onların köprücük kemiklerinden ileriye geçmeyecek. Vallahi, bilmiyo­rum, belki onların çoğu sizdendir." Sonra (Abdullah) onlardan yüz çe­virdi.(Amr b. Yahya'nın dedesi) Amr b. Selime, bundan sonra şöyle de­di: “Bu halkalardaki (insanların) tamamını, en-Nehrevân olayında, Haricîlerin yanında bize karşı vuruşurken gördük.”

******

HADİS UYDURANLAR VE ONLARA UYANLARIN AKIBETLERİ
Bu konuda Rasulullah (s.a.s.) şu sözlerine kulak verelim:
“…Ebu Hureyre (r.a)’dan; Rasûlullah (s.a.s.) dedi ki:“Kim nefsinden veya hevâsından bir iş ortaya koyarsa, Allah’ın, meleklerin ve insanların hepsinin laneti onun üzerinedir. Onun farz ve nafile (amelleri) kabul olmaz.”(Müsnedi İshak b. Rahuveyh (s.173), Hds no: 395 & Ahmed b. Hanbel, Müsned (2/267), Hds no: 959,  Şuayb Arnavut hadis için:  "Hadis sahihtir..” demiştir. Hadis Ali (r.a.)'dan gelmektedir.)
Bu hadisin zahirî manasından anlaşılan odur ki bidat ehli kişilerin farz ve nafile olarak işledikleri hiçbir ibadeti kabul olunmaz. Bu mevzuda bidatı kendisini dinden çıkarmış olanı konuşmuyoruz!.. Bidatçı olarak dinin içinde kalan kişileri konuşuyoruz. İşte bu kişiler amel işleseler bile Allah (c.c.) katında kabul olacak bir amelleri yoktur. Ta ki bu ortaya koymuş oldukları bidatları terk edip insanların o bidatı unutup işlemeyinceye kadar! Bu da mümkün mü acaba?!

(Darimi 1/281, Abdurrazzak 5408, 5409, Ahmed bin Hanbel Zühd 2116, Taberani 9/8628, 8639, İbni Vaddah el-Bid’a 8, 13, Ebu Nuaym el-Hilye 4/380, 381, Ziya el-Makdisi İttibau’s-Sunen 1, Eslem bin Sehl Bahşel Tarihu Vasıt 198, Ebu Şame el-Bais 14, Suyuti el-Emru Bi’l-İttiba 83, İbnu’l-Cevzi Telbîsu İblîs 17, Heysemi Mecmau’z-Zeva’id 1/181 Albânî Silsiletu’l-Ehadîsi’s-Sahiha 5/4, Et-Tarhuni Kasımi Cem’u’l-Fevâid 9 )

***
Önemli Bir Not: En-Nehveran olayında ki Hariciler bilindiği gibi kâfirdir! Çünkü onlar sahabeye kâfir diyorlardı! Bir grup insanın hayrı elde etmek istediklerini söyleyerek Allah’a ibadette mübalağa kastettiklerini anlıyoruz. Tabiî ki bu yanlıştır ve bid’attır.
Burada bu halkadaki insanlar eğer gerçekten hayrı istiyorlar ise daha sonra neden Hariciler safına katılarak sahabelere karşı savaştılar? Bizce onların asıl amacı dinde insanları sapıklığa düşürmektir! Onlar hayrı istediklerini öne sürüyorlar fakat yaptıkları şerdir!
Biz Müslümanlar hayrı elde edeceğiz diye Kur’an ve Sahih Sünnet’in yolundan sapmamalıyız! Bizler zaten Kur’an ve Sahih Sünnet’e göre yaşarsak, Allah-u âlem hayrı elde ederiz. O yüzden bu gibi dinde saptırıcı şeylere mü’minlerin ihtiyacı yoktur!
Bu duruma düşmemek için Rasûlullah (s.a.s.)’in ve ashabının (r.anhum) bulunduğu dini öğrenmek zorundayız!!! Onların din dediği şeyi din diye yaşamalıyız. Yoksa tersten bir yaşantıyla içinde bulunduğumuz zamanın din anlayışını yaşarsak bidatçı olarak dine başlayacağımız neredeyse kesin!
Çünkü Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır:
Öne geçen Muhacirler ve Ensar ile onlara güzellikle uyanlar; Allah onlardan hoşnut olmuştur, onlar da O'ndan hoşnut olmuşlardır ve (Allah) onlara, içinde ebedi kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur.”(Tevbe, 9/100)
Kim kendisine 'dosdoğru yol' apaçık belli olduktan sonra, elçiye muhalefet ederse ve mü'minlerin yolundan başka bir yola uyarsa, onu döndüğü şeyde bırakırız ve cehenneme sokarız. Ne kötü bir yataktır o!..”(Nisa, 4/115)

Erol Kara @Dinierk için araştırdı
dindar, ilmihal, diyanet, namaz, hac umre, islam

Yorum Gönder

0 Yorumlar
*Yorumlar Editör tarafından incelenmekte olup, spam mesajlar dikkate alınmaz. Engellenir.*