Sitemizde aramak istediğiniz konuyu
                                      "

DiniErk - Doğru Dini Bilgi

Abdestte Enseyi Yıkamanın Dinimizdeki Yeri

Abdestte Enseyi Yıkamanın Dinimizdeki Yeri

İslam’da pek çok ibadetin geçerli ve makbul olması abdest alma şartına bağlanmıştır. Abdest ibadeti bazı organların yıkanması ve mesh edilmesinden müteşekkildir. Fukaha arasında farklı kanaatler bulunmakla birlikte mesh edilen organlardan birisi de boyundur. Boynun mesh edilmesinin hükmü hususunda fukaha farklı gerekçelere dayanarak farklı hükümler ileri sürmüştür. Genel olarak abdest alırken ensenin mesh edilmesi, Hanefî mezhebinde, sünnet olarak kabul edilmiştir. (bk. el-Mebsut, 1/8). Cumhur-u ulemaya göre ise, ensenin mesh edilmesi mekruhtur. (bk. ed-Dürrü’l-muhtar, 1/124; el-Bedayı’, 1/107; Zuhaylî, 1/253)
Fakihlerin önde gelenleri ise, boynun meshedilmesi sünnet değil mekruhtur, çünkü böyle bir davranış dinde aşırı gitmek türünden bir şeydir, demişlerdir. (bk. Prof. Dr. Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ansiklopedisi)
Boynun mesh edilmesi meselesi ve hükmünün hicrî dördüncü asırdan itibaren tartışmaya açıldığı, abdestte sadece ense tarafının mesh edilip boğaz tarafının mesh edilmediği, baş ve kulakların meshinden arda kalan ıslak ellerin sırt kısmıyla meshin ifa edildiği, boynun meshiyle ilgili hadisler ve birtakım deliller gerekçe gösterilerek boynun meshi mevzuunda fakihlerden sünnet, mendup, mekruh ve bid’at olmak üzere dört farklı görüşün günümüze kadar nakledile geldiği açıkça tespit edilmiştir.
Abdestin sahih ve makbul olması bazı organların yıkanmasına ve mesh edilmesine bağlıdır. Kur’an ve Sünnette abdest için hangi organların yıkanacağı ve mesh edileceği açıkça belirtilmiştir.
Ancak kimi fukahaya göre abdestte boynun mesh edilmesi sünnet, kimisine göre mendup, kimisine göre mekruh, kimisine göre ise bid’attır. Kısaca, abdestte boynun mesh edilmesi ihtilaflı bir meseledir. Günde beş vakit namaz kılmak veya bazı ibadetleri yapmak için abdestin şart olduğu düşünüldüğünde
Müslümanın abdestte boynunu mesh edip etmeyeceğini ve hükmünün ne olduğunu bilmesi önemlidir.
Hanefîlere göre abdestte baş mesh edildikten sonra kulakların dış tarafı iki başparmakla, iç tarafı ise iki işaret parmağıyla mesh edilir, başka bir meshte kullanılmaksızın parmakların sırt tarafının ıslaklığıyla da boynun görünen yerleri mesh edilir.61 Boğazı mesh etmek bid’at olduğu için bu kısım mesh edilmez. Nitekim Hz. Peygamber’in abdestte boynunu bu şekilde mesh ettiğine dair Hz. Aişe’den (öl. 58/678) bir rivayet vakidir.
Hanefîlerde bir başka görüşe göre ise, baş parmak ile şahadet parmağı veya serçe parmağı haricinde kalan diğer üç parmağın sırtıyla kulaktan kalan ıslaklıkla ya da yeni bir suyla boyun mesh edilir. Konuyla yakından ilgisi bulunması sebebiyle boynun mesh edilmesi esnasında Hz. Peygamber’den miras kalan duaların okunması hususunun da burada ele alınması isabetli olacaktır. Abdestte boynun meshini kabul eden Hanefîlere göre mesh yapılırken: “Allah’ım, boynumu ateşten âzat eyle” şeklinde dua etmek abdestin âdâblarındandır. Şâfiîlere göre ise: “Allah’ım boynumu ateşten koru, zincirlerden ve bukağılardan sana sığınırım.” şeklinde dua etmek abdestin sünnetlerindendir. Buna mukabil Râfiî (öl. 623/1226) ve Nevevî’den abdest esnasında bu duaların okunmasının hiçbir aslının olmadığı nakledilmiştir. 
İbn Kayyim’e göre ise, Hz. Peygamber’den boynun meshiyle ilgili herhangi bir hadis kesinlikle varit olmadığı için bu yönde ileri sürülen görüşler de sahih değildir. Hatta abdestten evvel okunan tesmiyenin tamamı da Hz. Peygamber adına uydurulmuş yalanlardır. Hz. Peygamber ümmetine bunları hiçbir zaman öğretmemiş, kendisinden abdestin evvelinde okunacak tesmiye de sadır olmamıştır. Ancak abdestinin sonunda: “Ben şahadet ederim ki, tek olan ve ortağı olmayan Allah’tan başka ilah yoktur. Yine şahadet ederim ki, Muhammed onun kulu ve resulüdür. Ey Allah’ım! Beni çokça tövbe edenlerden ve çokça temizlenenlerden eyle.” şeklinde bir münacat; başka bir kaynakta ise: “Allah’ım sen noksanlıklardan münezzehsin, sana hamd ederim. Senden başka ilah olmadığına şahadet ederim. Sana istiğfar ve tövbe ederim.” şeklinde bir niyaz rivayet edilmiştir.
Genelde fukahanın boynun meshinin hükmü konusunda mendup/müstehap/âdâb üzerine yoğunlaştığı görülmüştür. 
Ayrıca abdestte mesh edilen kısmın, boğaz tarafı dışında enine ense kılları ile sırtın başlangıcı arası, boyuna ise iki kulağın arası olduğu, keyfiyetinin ise baş veya kulakların meshi için ıslatılan ellerin baş ve kulaklarda kullanılmayan sırt tarafının boyna sürülmesinden ibaret olduğu müşahede edilmiştir.

Sonuç olarak, abdestte boynu silmek bid'at olarak nitelendirilebilir. Elbette, bunu sadece temizlik amacıyla yaptığınızda bid'at (hatta mekruh) olarak nitelendiremeyeceğinize dikkat etmelisiniz. Aslında bunun İslami bir uygulama olarak kabul edilmediğini ve tamamen kendi tercihinize bağlı olduğunu bilmelisiniz.
Abdest alırken farz olan baş silme (massa) işlemi sırasında kişinin başının arkasına dokunması sakıncalı değildir; ancak abdest alırken boynu silmek ne abdestin bir şartı, ne de Allah Resulü'nün (saws) sünnetidir.

Doğruluk ve fayda adına yazılan her şey yalnızca Allah'ın yardımı ve hidayeti sayesindedir; hatalar ise yalnızca yazana aittir. En doğrusunu yalnızca Allah bilir ve O, tek güç kaynağıdır.
Konu hakkında daha detaylı bilgiye aşağıdaki araştırma tezinden de faydalanabilirsiniz

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/4507632
dindar, ilmihal, diyanet, namaz, hac umre, islam

Yorum Gönder

0 Yorumlar
*Yorumlar Editör tarafından incelenmekte olup, spam mesajlar dikkate alınmaz. Engellenir.*