Sitemizde aramak istediğiniz konuyu
                                      "

DiniErk - Doğru Dini Bilgi

Hafızları Islatmak ya da Bir Geleneği Sulandırmak




Son yıllarda artık moda diyebileceğimiz bir akım ortaya çıkardılar. Hafızları ıslatmak. Ya da Hafızlık mezuniyet törenlerini sulandırmak. 
Hangisini kabul ederseniz.
******
Hafızlık müessesesinin temeli edeptir. Kur'an-ı Kerimi öğrenmek zordur,. kolaydır, tartışılır. Kur'an-ı kerim Allah'ın kelamıdır. Müslümanların kırmızı çizgisi bir kutsal kitaptır. Kur'an-ı Kerim'e saygı olmazsa olmazlardandır. Baş tacımızdır. Baş üstünde taşınır. Ya, Kur'an-ı Kerimi ezberleyenler onlarda bu yüzden baş tacıdır. Baş üstümüzdedir. .. 
Kolay mı... 114 sure 6236 ayet.. Allah zihinlerine, dillerine güç kuvvet versin.
Hafız, önde yürür. Ağırbaşlıdır. Dürüsttür. Saygındır. Edep timsalidir.
Defalarca dile getirdik. Ne yazık ki ülkemizde hafız enflasyonu var, dedik. Bunlar hafız değil dedik. Reklam gibi haberler izledik. 70 günde hafız oldu. 70 yaşında hafız oldu. vs.
Sorsan hafız dinlesen kari..
Kari, okuyan ezberleyen.. 
Hafız, Kur'an-ı Kerim'i anlamıyla ezberleyen . Arapça bilen, Arapça bildiği için anlamını bilen. Mezun olsa da sık sık hafızlığını tekrarlayan. Kur'an-ı kalbine işleyen, yaşayan Kur'an.. Yürüyen Kur'an..
Hafız, hakk yoludur. Hafız Kur’an yolcusudur. Hafız Kur’an konuşur. Hafız, bulunduğu ortama huzur verir.
Hafız topluma helali ve haramı hatırlatır.
Herkes hafız olamaz. Hafızlık nasip işidir. Allah c.c herkese nasip etmez. Hafız olan da hafızlığını bilir. 
Bilir ancak uygulamazsa başı beladadır. Hafız olup da unutanın başı kabirde ezilir.
Sahih bir hadistir. Buhârî, Tabîr, 48; Cenaiz, 93'de yer alır.
Resullullah salli aleyhi ve sellem efendimiz buyurdu ki.
“Bu gece rüyamda iki melek gelerek beni kaldırdılar ve 'Haydi gidiyoruz.' dediler. Ben de onlarla beraber gittim. Yanı üzerine yatmış bir adamın yanına vardık. Başka biri de elinde kocaman bir kaya ile onun başında duruyordu. Kayayı, yatan adamın kafasına vurup eziyor, taş bir tarafa yuvarlanınca arkasından gidiyor ve taşı alıp getiriyordu. O gelinceye kadar diğerinin kafası da iyileşerek eski hâline geliyordu. Adam, önce yaptığını aynen tekrarlayarak, yerde yatanın başını her defasında ezip duruyordu. Yanımdaki iki meleğe:
“Sübhanallah, bunların hâli nedir?” diye sordum.
“Anlatalım” dediler: “Kafası taşla ezilen adam var ya, o, Kur'an’ı öğrendiği halde onu terk eden ve uyuyarak farz namazın vaktini geçiren kimsedir…”
*****
Son yıllarda yüzlerce hafızın törenlerini duyarız. İcazet merasimi adı altında. Kadını, erkeği süslenir. Hatta sokaklarda dahi boy gösterir. Şu kadar hafızımız oldu. Şu kadar hafızımız belgesini aldı. Resmi kayıtlarda 300 bin hafızımız oldu, der. Gayri resmi olanları Allah c.c. bilir.
Ne var ki, göğsümüzü kabartan olay orada biter. Hafızları toplum içinde göremeyiz. Hafızlık bir vasıf değil, bir etiket, bir öğünme aracı olmuştur. 
Ya da dünyalık, işe girme vesilesi olmuştur.
Bir zamanlar İstanbul Beyoğlu müftüsü olarak görev yapan bir zat, uluorta ne güzel demişti. "Ortalık hafız çöplüğüne döndü", diye.
Hafız yetiştireceğiz diye her yerde dernekler açıldı. Merdiven altı, merdiven üstü sayısız mekanda hafızlık öğretiyorlar. Ehliyetsiz, kifayetsiz, yetersiz olup olmadığına bakmaksızın. Önü hafızlık kursu, arkası rant merkez.
****
Şimdi bir moda , bir akım çıkmış dedik
Hafızları ıslatmak. 
Hafızlığı sulandıranların son yıllardaki icadı.
İşin ciddiyetinde olmayanlar işi maskaralığa dökerler.
Müftülükler dahi bıu konuda önde koşar oldu.
Diyanet İşleri Başkanlığı da susar.
Sitem ederseniz , Tepki gösterirler.
Kendilerini savunmaya alırlar, bu sulu işleri yapanlar.
Ne derler.. Minareyi çalan kılıfını hazır tutar.
Bu da o işlerden..
Dünya üzerinde hiç bir Müslüman ülkesinde olmayan bu eylemin açıklaması şöyle..
Mezun olan hafızları sulamak.. Neden sularız derler.
Cevap şu.
"Hamdım pistim yandım tabiri vardır. Hafızlığa başladığında hafız olmaya aday kişi, bazen hoş bazen kolay anlar geçirir. Yeri gelir ağlar gelir güler. Genelde zorlu bir süreç yaşar. Sonunda, mezun olunca bir pişmenin sonuna gelmiş olur. Yanmış hafızımıza su dökerek , o yanmışlığı söndürürüz" derler. 
Derler de, yanlış derler, yanlış yaparlar.
****
Fotoğraflarda görüyoruz. Onlarca kovaya, bidona hatta hortumdan akan suyu boca ederler, hafızlığı bitirene.. Çığlıklar, feryatlar, gülüşmeler. Sanki hamamda , denizde insan ıslatırlar. İşin cılkı çıkmış. Sırılsıklam bir kız, kadın, çocuk,, adam görürüz ortada. Hatta, su o kadar çok dökülür ki, kızların elbisesi vücuduna yapışır da ortaya gayri ahlaki, utandıran, çirkin bir görünüm çıkar. Çevrede onca erkek olmasına rağmen. Hatta, erkek hocaların yanı başlarında olmasına rağmen.
Ve bir çirkinliği de söz etmeden geçmeyelim.
Mescidi Harem'de, Kabe'nin yanı başında, edebin asla eksik olmayacağı terde.. 10 yaşlarında bir erkek çocuk, ihramlı.. Tanıyanları tarafından zemzem suyu ile bolca ıslatılır. Bağırışlar, çığlıklar ve huzur bozan, terbiye dışı görüntüler içice..
Hafızlık edeptir, hafız edeplidir. Yanındakiler edep dışına sebep olurlar.Bir de bunu bir marifet gibi sosyal medyada yayınlarla.
Kabe'ye saygısız, mescide saygısız, milyonlarca umreciye saygısız bir takım insanlar 
*****
Hiç bir kaynak bulamadık. Eski hafızlar nasıl mezun edilirmiş diye, ancak bulduğumuz bir ikieğreti ve asıl kaynağı olmayan bir açıklamada şunlar belirtilmiş.
"Türk kültüründe, Kur'an'ı ezberlemiş (hafız) birinin arkasından su atmak, olumlu anlamlar taşıyan sembolik bir jesttir. Bu uygulama, yolculuğa çıkan birinin arkasından su atma geleneğine dayanır ve yolculuğunun akan su gibi kolay ve başarılı geçmesi dileğiyle yapılır." 
Bir hafıza su serpmek, o kişinin Kur'an'ı yaşama ve ona göre hareket etme yolunda sürekli başarı ve kolaylık dilemek anlamına gelir. Kişinin Kur'an bilgisinin akıcı, taze ve hayatı boyunca faydalı olmasını umar. Esasen, bir hafız olmanın manevi "yolculuğuna" başlarken ona bereket ve koruma dilemenin bir yoludur.
Su atma olayının yola gidenin arkasından nazikçe bir maşrapa, bir bardak ile az bir suyun döküldüğünü biliriz de, hortumla, bidonlarla, kovalarla başından aşağıya geçirildiğini hiç görmeyiz.
Eğer, bir hafızın başı ıslatılacaksa bir avuç su alırsın. Küçük bir bardak su hafifçe başına mest eder gibi dökersin. Edep bu olsa gerek.
Dedikçe ya, hafızlığın suyu çıkartanlar bu işi sulandırarak amaçlarını orta koymuş oldular.
Allah hidayet versin, kimseyi şaşırtmasın. Amin

Erol Kara / @Dinierk için yazdı.

dindar, ilmihal, diyanet, namaz, hac umre, islam

Yorum Gönder

0 Yorumlar
*Yorumlar Editör tarafından incelenmekte olup, spam mesajlar dikkate alınmaz. Engellenir.*