Sitemizde aramak istediğiniz konuyu

DiniErk - Doğru Dini Bilgi



Allahın Güzel İsimlerinden El Basir Ne Demektir


EL-BASÎR - البصير celle celalahu - “Şanı ve azameti yüce olan”

Görmek için göze ve ışığa ihtiyaç duymayan
Her şeyi her durumda mükemmel gören
“Gözler onu idrak edemez, fakat O gözleri idrak eder.” (En’âm 6:103)
“Yarattıklarında benzemekten münezzeh mutlak aşkın ve yüce O (Allah) ki, kulunu gecenin bir vaktinde Mescid-i Haram’dan çevresini bereketli kıldığımız mescid-i Aksaya ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye yürüttü: zira O evet sadece O‘dur Semi’ olan, BASÎR olan.” (İsra 17:1)
Allah’ın görmek için göze ve ışığa ihtiyacı yoktur. El-Basîr olan Allah’ın görmesinin, mahlûkatın görmesinden çok daha yüce ve aşkınlığını, kâinatın her noktasını aynı anda mükemmel görendir. 

Kuran-ı Kerim'de
Kur’ân-ı Kerîm’de elli bir âyette geçmekte olup bunların kırk birinde Allah’ın sıfatlarından biri olarak kullanılmıştır.
Geçtiği yerlere baktığımızda: 
“Allah yaptıklarınızı görendir.” 
“Allah kullarını görendir.”
” Allah işiten ve görendir.” 
“ Allah her şeyi görendir.” 
Kur’an El-Basir isminin Allah ait bir vasıf olduğunu İbrahim’in diliyle şöyle anlatır.

وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّهُ كَانَ صِدِّيقًا نَبِيًّا (41) إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ يَا أَبَتِ لِمَ تَعْبُدُ مَا لَا يَسْمَعُ وَلَا يُبْصِرُ وَلَا يُغْنِي عَنْكَ شَيْئًا (42) يَا أَبَتِ إِنِّي قَدْ جَاءَنِي مِنَ الْعِلْمِ مَا لَمْ يَأْتِكَ فَاتَّبِعْنِي أَهْدِكَ صِرَاطًا سَوِيًّا (43)

Kitapta İbrâhim'i de an; gerçekten o, doğruluğu hayat tarzı haline getirmiş bir peygamberdi. Babasına demişti ki: "Babacığım, işitmeyen görmeyen ve sana hiçbir yararı olmayan şeylere niçin tapıyorsun?" Babacığım; bana, sana gelmeyen bir ilim geldi; bana uy ki seni dosdoğru bir yola ileteyim. (Meryem:42-43)

Yine Yasin suresinde şehrin uzak köşesinden koşarak gelen bir adamın söylediği şu sözlerde vahyin hakikatlerini anlatan kişilere tabi olunması gerektiğini vurgular.

وَجَاءَ مِنْ أَقْصَى الْمَدِينَةِ رَجُلٌ يَسْعَى قَالَ يَا قَوْمِ اتَّبِعُوا الْمُرْسَلِينَ (20) اتَّبِعُوا مَنْ لَا يَسْأَلُكُمْ أَجْرًا وَهُمْ مُهْتَدُونَ (21)

(O esnada, elçilerin geldiğini haber alan) bir adam şehrin en uzak noktasından gelerek dedi ki; “ ey kavmim elçilere uyun. Uyun Sizden hiçbir karşılık beklemeyen ve kendileri de doğru yolda olan bu kimselere.” (Yasin:20-21)

Lokman suresi 15. Ayette de vahyin yoluna tabi olanın yoluna tabi olmak ilgili olarak şöyle zikredilir:

وَإِنْ جَاهَدَاكَ عَلَى أَنْ تُشْرِكَ بِي مَا لَيْسَ لَكَ بِهِ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَا وَصَاحِبْهُمَا فِي الدُّنْيَا مَعْرُوفًا وَاتَّبِعْ سَبِيلَ مَنْ أَنَابَ إِلَيَّ ثُمَّ إِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَأُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ (15)

Bununla birlikte, onların ikisi (annen ve baban) hakkında bir bilgin olmayan şeyi bana şirk koşman için, sana karşı çaba harcayacak olurlarsa, bu durumda onlara itaat etme ve dünya (hayatın)da onlara iyilikle (ma'ruf üzere) sahiplen (onlarla geçin) ve bana gönülden, katıksız olarak yönelenin yoluna tabi ol. Sonra dönüşünüz yalnızca banadır, böylece ben de size yaptıklarınızı haber vereceğim. (Lukman:15)

فَاطِرُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ جَعَلَ لَكُمْ مِنْ أَنْفُسِكُمْ أَزْوَاجًا وَمِنَ الْأَنْعَامِ أَزْوَاجًا يَذْرَؤُكُمْ فِيهِ لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَيْءٌ وَهُوَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ (11)

O, göklerin ve yerin yaratıcısıdır; size, kendi cinsinizden eşler kılan. Davarlardan da (erkekli dişili) çiftler kılan O’dur. Sizi bu tarzda yaratıp üretiyor. O'nun misli (O'na benzer) hiç bir şey yoktur. O, Semi’dir; bütün söylenenleri işitir. Basîr'dir; bütün yapılanları görür. (Şura:11)

إِنَّ الَّذِينَ يُجَادِلُونَ فِي آَيَاتِ اللَّهِ بِغَيْرِ سُلْطَانٍ أَتَاهُمْ إِنْ فِي صُدُورِهِمْ إِلَّا كِبْرٌ مَا هُمْ بِبَالِغِيهِ فَاسْتَعِذْ بِاللَّهِ إِنَّهُ هُوَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ (56)


Allah'ın âyetleri hakkında, kendilerine gelmiş bir delilleri olmaksızın tartışanlar var ya, onların kalplerinde ancak bir büyüklük taslama vardır. Onlar, tasladıkları büyüklüğe asla ulaşmazlar. Sen Allah'a sığın. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir. (Mumin:56)

فَإِنْ حَاجُّوكَ فَقُلْ أَسْلَمْتُ وَجْهِيَ لِلَّهِ وَمَنِ اتَّبَعَنِ وَقُلْ لِلَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ وَالْأُمِّيِّينَ أَأَسْلَمْتُمْ فَإِنْ أَسْلَمُوا فَقَدِ اهْتَدَوْا وَإِنْ تَوَلَّوْا فَإِنَّمَا عَلَيْكَ الْبَلَاغُ وَاللَّهُ بَصِيرٌ بِالْعِبَادِ (20)


O halde (ey Peygamber,) seninle tartışanlara de ki: "Ben tüm benliğimi Allah'a teslim ettim ve bana tabi olan herkes (de öyle yaptı)!" Daha önce vahiy verilmiş olanlara ve kitap ile ilgisi olmayanlara de ki; "Siz (de) kendinizi O'na teslim ettiniz mi?" Ve eğer O'na teslim olurlarsa muhakkak doğru yol üzerindedirler; ama yüz çevirirlerse, unutma ki senin görevin sadece mesajı iletmektir: zira Allah, kullarını (tüm yönleriyle eşsiz ve benzersiz) görendir. (Ali İmran:20)


أَفَمَنِ اتَّبَعَ رِضْوَانَ اللَّهِ كَمَنْ بَاءَ بِسَخَطٍ مِنَ اللَّهِ وَمَأْوَاهُ جَهَنَّمُ وَبِئْسَ الْمَصِيرُ (162) هُمْ دَرَجَاتٌ عِنْدَ اللَّهِ وَاللَّهُ بَصِيرٌ بِمَا يَعْمَلُونَ (163)

Hiç Allah’ın rızasına uyan kimse; Allah’ın hışmına uğrayan, yeri de cehennem olan adam gibi olur mu? Ne kötü sonuçtur orası! O(insa)nlar, Allah katında derece derecedirler. Allah, onların yaptıklarını eşsiz ve benzersiz görmektedir. (Ali İmran:163)


إِنَّ الَّذِينَ يُلْحِدُونَ فِي آَيَاتِنَا لَا يَخْفَوْنَ عَلَيْنَا أَفَمَنْ يُلْقَى فِي النَّارِ خَيْرٌ أَمْ مَنْ يَأْتِي آَمِنًا يَوْمَ الْقِيَامَةِ اعْمَلُوا مَا شِئْتُمْ إِنَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ (40)

Mesajlarımızın anlamını saptıranlar Bizden gizlenemezler, öyleyse (şu iki kişiden) hangisi daha iyidir? Ateşe atıl(maya mahkûm edil)en mi, yoksa Kıyamet Günü (huzurumuza) imanla (güvenle) gelecek olan mı? Dilediğinizi yapın! Hiç şüphesiz ki O, yaptığınız her şeyi (tüm yönleri ile) eşsiz ve benzersiz görür. (Fussilet:40)

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ وَمَنْ تَابَ مَعَكَ وَلَا تَطْغَوْا إِنَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ (112)

Öyleyse, artık emredildiğin yönde, yanında yer alanlarla birlikte, doğru yolu tutun ve sizden hiç biriniz gurura kapılıp da çizgiyi aşmasın: çünkü, unutmayın, yaptığınız her şeyi O görüyor.(Hud:112)

وَالَّذِي أَوْحَيْنَا إِلَيْكَ مِنَ الْكِتَابِ هُوَ الْحَقُّ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ إِنَّ اللَّهَ بِعِبَادِهِ لَخَبِيرٌ بَصِيرٌ (31) ثُمَّ أَوْرَثْنَا الْكِتَابَ الَّذِينَ اصْطَفَيْنَا مِنْ عِبَادِنَا فَمِنْهُمْ ظَالِمٌ لِنَفْسِهِ وَمِنْهُمْ مُقْتَصِدٌ وَمِنْهُمْ سَابِقٌ بِالْخَيْرَاتِ بِإِذْنِ اللَّهِ ذَلِكَ هُوَ الْفَضْلُ الْكَبِيرُ (32)

Ve (şunu bil ki,) sana vahyettiğimiz ilahi kelam, geçmiş vahiylerden bugüne kalmış ne varsa tümünü tasdik eden bir hakikattir; şüphesiz Allah kulları(nın ihtiyaçları)ndan tamamen haberdardır ve her şeyi görendir. Sonra bir o kitabı kullarımızdan (beğenip) seçtiklerimize miras bıraktık. İşte onlardan kimi nefsine zulmedendir, onların bazısı mutedildir, onlardan bir kısmı da Allahın izniyle hayrat (ve hasenat yarışların) da öncü ol (up kazan) andır. İşte en büyük kurtuluş budur. (Fatır:31-32)

Ayetin habir ve basir isimleri ile bitmesinin hikmeti şu olsa gerek: Tahrif edilmiş, bozulmuş ve anlam kaymasına uğramış önceki vahyin doğrularının son vahiy tarafından ortaya koyulabilmesi için vahyin sahibinin yapılan tüm bu tahrifat, bozulma ve anlam kaymalarından haberdar olmasını ve bu tahrifatları görmesini gerektirir. Bundan dolayı insanlık tarihi içinde bundan önceki ilahi kitaplara yapılmış olan bu tahrifatı insanoğlunun tüm yönleri ile bilmesi mümkün değildir. Ancak yapılan bu tahrifatı tüm yönleri ile her şeyden haberdar olan Allah bilebilir. Allah gibi başka kim haber verebilir ki?

هُوَ الَّذِي خَلَقَكُمْ فَمِنْكُمْ كَافِرٌ وَمِنْكُمْ مُؤْمِنٌ وَاللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ (2)
Sizi yaratan O'dur; buna rağmen sizden kiminiz kafirdir, kiminiz mümin. Allah, yaptıklarınızı görendir. (Teğabun:2)

لَنْ تَنْفَعَكُمْ أَرْحَامُكُمْ وَلَا أَوْلَادُكُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ يَفْصِلُ بَيْنَكُمْ وَاللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ (3)

Kıyamet günü yakınlarınız ve çocuklarınız size fayda vermezler. Çünkü Allah aranızı ayırır. Allah yaptıklarınızı görendir. (Mumtehine:3)

EL-BASİR İSMİNİN FAZİLETLERİ NELERDİR

“O, yegane hüküm ve hikmet sahibidir. Her şeyden hakkıyla haberdardır. ” (El-En’am Suresi/18)

Allahu Teala şöyle buyuruyor: “Şüphesiz Allah, işitendir, görendir. Artık sen, Allah’a sığın. Şübhesiz O, hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.” (Mu’min Suresi 56. Ayet)

EL-Basir isminin faziletleri 
  • Ya-Basîr ism-i şerifini belirtilen gün ve saatte, belirtilen miktarda okumaya devam eden kimsenin, Alllah’ın izni ile isteği çabuk yerine gelir.
  • El-Basîr ism-i şerifinin büyük bir tesir gücü vardır.
  • Ya-Basîr ism-i şerifini her gün, sabah namazından sonra 302 defa zikretmeye devam eden kimsenin gizli işler açılır, gizli olaylar ve sırlar gösterilir.
  • 5 vakit namazdan sonra 302 kere “Ya Basîr celle celâlühû” zikrine devam edenin anlayış gücü artar, her şeyin hakikatini ve sebebini görmeye başlar.el_basir_0014
  • Cuma namazından önce 302 defa Ya-Basîr ism-i şerifini okuyan kimsenin kalp gözü açılır ve sözünde ve işinde salih amele muvaffak olur.
  • Cuma namazından önce 302 kere “Ya Basîr celle celâlühû” okuyanın basireti açılır.
  • Pazartesi günü sabah namazının farzı ile sünneti arasında ihlas ve teslimiyetle 100 defa Ya-Basîr ism-i şerifini zikreden kimse, Allah’ın yardımına ve iltifatına  kavuşur.
  • Her gün “Ya Allahü”,”Ya Basir” isimlerini zikredenin içi temizlenir, Allah’ın rahmetini kazanır ve gözleri nurlanır.
  • Bir fincan gül suyuna 302 kere “Ya Basîr celle celâlühû” okuduktan sonra bu suyla göz banyosu yapanın gözlerindeki şikâyetler kaybolur.
Önemli Hatırlatma.. 
Allah c.c en güzel isimlere sahiptir. Bunları ezberlemek anlamak önemlidir. Ancak Allah'ın adı ile bir başkasını etkilemek, büyü sihir gibi amaçla kullanmak, olur olmaz şekilde söz etmek insana azap için yeterlidir. Bu konudaki yazımız sitede mevcuttur.

Derleme @dinierk
Esma-ul Hüsna'nın tamamına ulaşmak için buraya tıklayınız
ilmihal, diyanet, ibadet, hac umre, islam, kuranda

Yorum Gönder

0 Yorumlar
*Yorumlar Editör tarafından incelenmekte olup, spam mesajlar dikkate alınmaz. Engellenir.*