
Say Alanında Kadınlar Neden Koşmaz
“Hacda sa’yde kadınlar değil erkekler koşturuluyorlar. Oysa bir kadın olarak koşan Hacer anamızdı. Bunun hikmeti nedir?”
Esasen ibadetlerin hiçbir bölümüne “neden” sorusu sormaya hakkımız ve yetkimiz yoktur.
İbadetler emredildiği için yapılır.
Eğer Safa ile Merve tepeleri arasında ilk koşan kadındı diye, haccın bu bölümünde kadınların koşması emredilseydi, emre itaat gereği kadınlar koşardı.
Ama o zaman da birisi çıkar, “bu kadınların çilesi nedir böyle?” diye sorardı her halde.
Esasen ibadetlerin hiçbir bölümüne “neden” sorusu sormaya hakkımız ve yetkimiz yoktur.
İbadetler emredildiği için yapılır.
Eğer Safa ile Merve tepeleri arasında ilk koşan kadındı diye, haccın bu bölümünde kadınların koşması emredilseydi, emre itaat gereği kadınlar koşardı.
Ama o zaman da birisi çıkar, “bu kadınların çilesi nedir böyle?” diye sorardı her halde.
Kadınların koşmaması ise İslami fıkıhta, kadınların vücut hatlarının belirginleşmemesi ve örtünme (setr-i avret) prensibine uyarak tesettürlerini koruma amacı taşıyan bir kolaylıktır.
Temel Nedenler:
Kadınların, kalabalık içerisinde erkeklerin koştuğu alanda hızlı hareket etmelerinin veya koşmalarının, tesettür kuralları ve vakarla bağdaşmayacağı düşünülmüştür. Say'de (Safa-Merve arası) kadınların yeşil ışıklı alanda (Hev thel-i ahzereyn) koşmamalarının temel nedeni, fıkhi kurallara göre örtünme ve vakarın korunmasıdır. İbadetlerin edasında kadınlar için vakar (ağırbaşlılık) esastır; erkeklere özgü olan bu "remel" (koşma/çalımlı yürüyüş) hareketinden muaf tutulmuşlardır
Hervele Sünneti:
Yeşil ışıklar arasındaki koşma (hervele) erkeklere mahsus bir sünnettir; kadınlar için bu bölgede yürüyüş temposunu değiştirmemeleri yeterli kabul edilir.
Fıtri Durum: İslam'ın kadınlara yönelik vakar ve temkinli duruşu korumayı amaçlayan bir genel prensibi olarak değerlendirilir.
Özetle, kadınlar sa'y alanında yeşil ışıklar altında koşmaz, normal yürüyüş tempolarını bozmadan ibadetlerini tamamlarlar. Erkekler çalımlı bir şekilde hızlı koşmadan bu görevi tamamlar
Say Yaparken Tepeye Kadar Çıkın
Safa tepesine çıkmadan sa'y yapmak, hac veya umre ibadetinin geçerliliğini ciddi oranda etkileyen bir durumdur. Sa'y, Safa tepesinden başlanıp Merve'ye gidilmesiyle oluşan 7 şavtlık bir ibadettir ve Safa'dan başlamak rükün (farz) veya vacip kabul edilir. Tepelere çıkmamak veya Safa'dan başlamamak şavtların geçersiz sayılmasına yol açabilir
Safa Tepesine Çıkmamanın Hükmü:
Rükün/Vacip İhlali:
Sa'y, Safa tepesinden başlar. Safa tepesine hiç çıkmadan veya başlangıç noktasını es geçerek sa'y yapmak, ibadetin usulüne uygun yapılmadığı anlamına gelir.
Şavtın Geçersizliği:
Safa'dan başlamayan şavtlar genellikle geçersiz sayılır. Eğer tepelere çıkılmadan sa'y tamamlandıysa, o şavtların yeniden yapılması gerekir
.
Cezası: Eğer bu durum fark edilmeden sa'y bitirildiyse, bazı mezheplere göre bu şavtların iadesi gerekir. Eğer iade edilmezse, hac/umre için ceza (dem/kurban) gerekebilir.
Özür Durumu: Eğer kişi hasta veya yaşlı gibi geçerli bir mazeret sebebiyle tepeye çıkamıyorsa, tepeye yakın bir noktadan başlaması veya tekerlekli sandalye ile tepe hizasına gelmesi tavsiye edilir
Merve tepesine çıkmanın hükmü
Hac ve umre ibadetinin bir parçası olan sa'y (Safa-Merve arası gidiş-geliş) sırasında Merve tepesine çıkmak, Hanefi mezhebine göre vacip, Şafii, Maliki ve Hanbeli mezheplerine göre ise sünnet veya sa'yin rüknü/şartı kabul edilir. Sa'y 7 şavttan oluşur; 4 gidiş (Safa-Merve) ve 3 dönüş (Merve-Safa) ile toplam 7 şavt tamamlanıp son gidiş Merve'de bitirilir.
Merve Tepesine Çıkmanın Hükmü ve Detayları:
Say Yaparken Tepeye Kadar Çıkın
Safa tepesine çıkmadan sa'y yapmak, hac veya umre ibadetinin geçerliliğini ciddi oranda etkileyen bir durumdur. Sa'y, Safa tepesinden başlanıp Merve'ye gidilmesiyle oluşan 7 şavtlık bir ibadettir ve Safa'dan başlamak rükün (farz) veya vacip kabul edilir. Tepelere çıkmamak veya Safa'dan başlamamak şavtların geçersiz sayılmasına yol açabilir
Safa Tepesine Çıkmamanın Hükmü:
Rükün/Vacip İhlali:
Sa'y, Safa tepesinden başlar. Safa tepesine hiç çıkmadan veya başlangıç noktasını es geçerek sa'y yapmak, ibadetin usulüne uygun yapılmadığı anlamına gelir.
Şavtın Geçersizliği:
Safa'dan başlamayan şavtlar genellikle geçersiz sayılır. Eğer tepelere çıkılmadan sa'y tamamlandıysa, o şavtların yeniden yapılması gerekir
.
Cezası: Eğer bu durum fark edilmeden sa'y bitirildiyse, bazı mezheplere göre bu şavtların iadesi gerekir. Eğer iade edilmezse, hac/umre için ceza (dem/kurban) gerekebilir.
Özür Durumu: Eğer kişi hasta veya yaşlı gibi geçerli bir mazeret sebebiyle tepeye çıkamıyorsa, tepeye yakın bir noktadan başlaması veya tekerlekli sandalye ile tepe hizasına gelmesi tavsiye edilir
Merve tepesine çıkmanın hükmü
Hac ve umre ibadetinin bir parçası olan sa'y (Safa-Merve arası gidiş-geliş) sırasında Merve tepesine çıkmak, Hanefi mezhebine göre vacip, Şafii, Maliki ve Hanbeli mezheplerine göre ise sünnet veya sa'yin rüknü/şartı kabul edilir. Sa'y 7 şavttan oluşur; 4 gidiş (Safa-Merve) ve 3 dönüş (Merve-Safa) ile toplam 7 şavt tamamlanıp son gidiş Merve'de bitirilir.
Merve Tepesine Çıkmanın Hükmü ve Detayları:
Hükmü: Sa'y ibadetinin geçerli olması için Safa'dan başlayıp Merve tepesine ulaşmak ve sa'yi 7. şavt sonunda Merve'de tamamlamak gerekir.
İbadetin Yapılışı: Sa'y, Safa tepesinden başlar, Merve'de biter. Merve'ye ulaşıldığında Kâbe'ye dönerek dua ve zikirle şavt tamamlanır.
Önemi: Safa ve Merve, Kur'an'da Allah'ın nişaneleri (şeâirullah) olarak zikredilmiştir. Hz. Hacer'in su arayışını simgeler.
Modern Durum: Günümüzde sa'y alanı içeride olduğundan tepelere çıkmak kolaylaştırılmıştır ancak tepenin tepe kısmına kadar çıkılması vacip görülmüştür.
Sa'y esnasında Merve tepesine çıkılması, ibadetin rüknü olan Safa ve Merve arasındaki yedi gidip gelmenin (sa'y) tamamlanması için gereklidir.
İbadetin Yapılışı: Sa'y, Safa tepesinden başlar, Merve'de biter. Merve'ye ulaşıldığında Kâbe'ye dönerek dua ve zikirle şavt tamamlanır.
Önemi: Safa ve Merve, Kur'an'da Allah'ın nişaneleri (şeâirullah) olarak zikredilmiştir. Hz. Hacer'in su arayışını simgeler.
Modern Durum: Günümüzde sa'y alanı içeride olduğundan tepelere çıkmak kolaylaştırılmıştır ancak tepenin tepe kısmına kadar çıkılması vacip görülmüştür.
Sa'y esnasında Merve tepesine çıkılması, ibadetin rüknü olan Safa ve Merve arasındaki yedi gidip gelmenin (sa'y) tamamlanması için gereklidir.
Safa ve Merve'nin gerçek hikayesi
Gerçek şu ki, Safa ile Merve tepeleri arasında ilk koşan Hacer anamızdır. İlâhi hikmet gereği İbrahim Aleyhisselâm muhtereme eşi Hacer ile henüz yeni doğmuş bulunan İsmail’i şimdi Kâbe’nin bulunduğu yere bırakıyor. Ortalıkta hiç kimse yok. Henüz oralar yerleşim yeri değil. Uçsuz bucaksız bir çöl!
Birkaç gün içinde azıkları ve suları tükeniyor. Susuzluk çekmek kolay değil. Kundakta bulunan İsmail su istiyor. Hacer anamız da çaresiz su aramaya koyuluyor. Yakında bulunan Safa tepesinin başına çıkıyor. Etrafa bakıyor. Derdini dinleyecek kimseleri bulamıyor. Oradan Merve tepesine koşuyor. Yine etrafa bakıyor. Yine kimseler yok! Oradan Safa tepesine koşarak geri dönüyor.
Böylece Safa’dan Merve’ye dört defa koşarak gitmiş, Merve’den Safa’ya da üç defa koşarak gelmiş bulunuyor.
Son defa Merve üzerindeyken bir ses duyuyor. Dikkat kesiliyor. Yine kulağına ses geliyor. Sonra yüksek sesle bağırıyor:
“Ey sesin sahibi! Sesini duyurdun! Eğer kudretin varsa bize yardım et!” diyor.
Ardından İsmail’in yanında muhteşem kanatlarıyla Cebrail (as) beliriyor. Cebrail (as) kanatlarıyla orayı kazıyor. Hazret-i Hacer bu defa sevinçle o yöne doğru koşuyor. İsmail’in yanına geldiğinde gerçekten de su çıkmış, akmaya başlamıştır. Sevincine sınır yoktur. Hemen suyun aktığı yeri çeviriyor ve kırbasını doldurmaya başlıyor.
Cebrail (as):
“Kayboluruz diye korkmayın! Şurası Beytullah’ın yeridir. Beytullah’ı şu çocuk ile babası yapacaktır. Allah sizi zayi etmez!” diyor ve kayboluyor.
Böylece Zemzem suyu Cebrail’in eliyle ortaya çıkmış oluyor.
Olay budur.
Birkaç gün içinde azıkları ve suları tükeniyor. Susuzluk çekmek kolay değil. Kundakta bulunan İsmail su istiyor. Hacer anamız da çaresiz su aramaya koyuluyor. Yakında bulunan Safa tepesinin başına çıkıyor. Etrafa bakıyor. Derdini dinleyecek kimseleri bulamıyor. Oradan Merve tepesine koşuyor. Yine etrafa bakıyor. Yine kimseler yok! Oradan Safa tepesine koşarak geri dönüyor.
Böylece Safa’dan Merve’ye dört defa koşarak gitmiş, Merve’den Safa’ya da üç defa koşarak gelmiş bulunuyor.
Son defa Merve üzerindeyken bir ses duyuyor. Dikkat kesiliyor. Yine kulağına ses geliyor. Sonra yüksek sesle bağırıyor:
“Ey sesin sahibi! Sesini duyurdun! Eğer kudretin varsa bize yardım et!” diyor.
Ardından İsmail’in yanında muhteşem kanatlarıyla Cebrail (as) beliriyor. Cebrail (as) kanatlarıyla orayı kazıyor. Hazret-i Hacer bu defa sevinçle o yöne doğru koşuyor. İsmail’in yanına geldiğinde gerçekten de su çıkmış, akmaya başlamıştır. Sevincine sınır yoktur. Hemen suyun aktığı yeri çeviriyor ve kırbasını doldurmaya başlıyor.
Cebrail (as):
“Kayboluruz diye korkmayın! Şurası Beytullah’ın yeridir. Beytullah’ı şu çocuk ile babası yapacaktır. Allah sizi zayi etmez!” diyor ve kayboluyor.
Böylece Zemzem suyu Cebrail’in eliyle ortaya çıkmış oluyor.
Olay budur.
Bu olay, Hazret-i Muhammed'in (asm) dininde, ecdadının her adımını yönlendirdiği vahye ve çilenin başındaki Hazret-i Hacer’in sabrına hürmeten hac ibadetine menasik olarak teşri kılınmıştır. Yani Safa ile Merve arasında sa’y yapmak (yani koşmak) haccın önemli bir vecibesidir. Bu koşuyu erkeklerin hervele biçiminde (yani, kısa adımlarla, canlı ve koşar gibi) yapması sünnet kılınmıştır.
İslâm dini yüksek şefkati dolayısıyla kadının hervele yapmasını meşrû kılmamıştır. Burada kadını zora koşmama gibi bir hikmet ilk bakışta söz konusu olabilir. Başka hikmetler de söylenebilir.
Fakat temelde bizim bilmemiz gereken gerçek, emrin böyle geldiğidir.
İslâm dini yüksek şefkati dolayısıyla kadının hervele yapmasını meşrû kılmamıştır. Burada kadını zora koşmama gibi bir hikmet ilk bakışta söz konusu olabilir. Başka hikmetler de söylenebilir.
Fakat temelde bizim bilmemiz gereken gerçek, emrin böyle geldiğidir.
Gerisi söz kalabalığından ibarettir.
@Dinierk





Hoş geldiniz. Fikirlerinizi paylaşmanızdan mutluluk duyarız