
Tesbih ; Zikir, hatırlama.
Allahü tealayı kemal, üstünlük sıfatlarıyla sıfatlandırıp, O'na layık olmayan bütün noksan sıfatlardan uzak kılmayı ifade etmektir.
Tesbih: Sübhanallah, Sübhane Rabbiyel-Azim, Sübhane Rabbiyel-A'la, Ayetel Kürsi, Elhamdülillah, Allahü ekber demektir.,
Tesbih bir ibadettir. Dinimizde namazda, namazdan sonra ve diğer zamanlarda yapılabilir
Namaz içinde Allahü ekber, rükuda Sübhane Rabbiyel-Azim, secdede Sübhane Rabbiyel-A'la, namazdan sonra Ayetel Kürsi okumak, otuz üç kere Sübhanallah, otuz üç kere Elhamdülillah, otuz üç kere Allahü ekber demek, tesbih çekmek olup en önemli sünnetlerdendir.
Namazlardan sonra yapılan tesbihlerin, parmakla veya bir aletle yapılması bidat değil, Peygamberimizin takriri sünnetlerindendir.
Çünkü Peygamber efendimiz; hanımlarından Safiye validemize tesbihleri çekerken sayıyı şaşırmamak için çakıl tanelerini kullanmasını emretmiş; yine bir kadının tesbihleri çekirdek taneleriyle saydığını gördüğü halde men etmemiştir.
Tesbih çekerken sayıyı belli etmek için ipe düğüm atarak tesbih çeken sahabelerin olduğu bildirilmiştir.
İslam alimleri ve evliyanın büyükleri tesbihi kullanmışlardır.
Evliyanın büyüklerinden olan Cüneyd-i Bağdadi kuddise sirruh, tesbih hakkında; "Beni Allahü Teâlâ'ya yaklaştıran bu nesneyi terk edemem" buyurarak ölüm döşeğinde dahi tesbihi elinden bırakmamıştır. Yine büyük alim Abdülkadir-i Geylani; "Bazı büyükler elinde tesbih olduğu halde uyur, uyandığı zaman onu yine çekilir halde görürmüş, dilini de hakkı zikreder bulurmuş." buyurmuşlardır.
Kur'an-ı kerimde tesbihatle ilgili birçok ayet-i kerime vardır.
Hadid suresi 1. ayet-i kerimesinide mealen; "Göklerde ve yerde ne varsa hep Allah'ı tesbih etmektedir."
İsra suresi 44. ayet-i kerimesinde mealen; "Yedi gök ve yer, bir de bunlar içinde bulunanlar (insan, cin ve melekler) Allah'ı tesbih ederler. Hiçbir varlık, yoktur ki, O'nu hamd ve tesbih etmesin. Fakat siz onların tesbihini (dillerini bilmediğinizden) anlamazsınız." buyurulmaktadır.
Peygamber efendimiz hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır:
"Bir kimse gece yatarken günde yüz defa "Sübhanallahi vel hamdülillahi vela ilahe illallahü vallahü ekber" derse, o kimse tesbih, tahmid ve tekbir eylemiş olur."
Bunu çok okumakla kusurlarının, günahlarının affedilmesini istemiş olur. Böylece günah ve sevaplarını düşünerek kendini muhasebe yapar.
Yine bir hadis-i şerifte;
"Cenab-ı Allahın dinde sevgili, dilde hafif, terazide ağır olan iki şeyini bildiriyorum: "Sübhanallahi ve bihamdihi, sübhanallahil azim." Diğer bir hadis-i şerifte; "Bir günde yüz defa "Sübhanallahi ve bihamdihi" derse o kimsenin günahları deniz köpüğü kadar çok olsa (kul hakları hariç) affolunur." buyrulmuştur.
“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendilerine Tekbir, Takdis ve Tehlile riayet etmelerini ve bunları parmaklarla yapmalarını emrederek: ‘Kuşkusuz parmaklar sorguya çekilecek ve konuşturulacak. Rahmeti unutarak gaflette olmayın’ buyurdu.” Ebu Davud 1501, Tirmizi 3583
Hadid suresi 1. ayet-i kerimesinide mealen; "Göklerde ve yerde ne varsa hep Allah'ı tesbih etmektedir."
İsra suresi 44. ayet-i kerimesinde mealen; "Yedi gök ve yer, bir de bunlar içinde bulunanlar (insan, cin ve melekler) Allah'ı tesbih ederler. Hiçbir varlık, yoktur ki, O'nu hamd ve tesbih etmesin. Fakat siz onların tesbihini (dillerini bilmediğinizden) anlamazsınız." buyurulmaktadır.
Peygamber efendimiz hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır:
"Bir kimse gece yatarken günde yüz defa "Sübhanallahi vel hamdülillahi vela ilahe illallahü vallahü ekber" derse, o kimse tesbih, tahmid ve tekbir eylemiş olur."
Bunu çok okumakla kusurlarının, günahlarının affedilmesini istemiş olur. Böylece günah ve sevaplarını düşünerek kendini muhasebe yapar.
Yine bir hadis-i şerifte;
"Cenab-ı Allahın dinde sevgili, dilde hafif, terazide ağır olan iki şeyini bildiriyorum: "Sübhanallahi ve bihamdihi, sübhanallahil azim." Diğer bir hadis-i şerifte; "Bir günde yüz defa "Sübhanallahi ve bihamdihi" derse o kimsenin günahları deniz köpüğü kadar çok olsa (kul hakları hariç) affolunur." buyrulmuştur.
“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendilerine Tekbir, Takdis ve Tehlile riayet etmelerini ve bunları parmaklarla yapmalarını emrederek: ‘Kuşkusuz parmaklar sorguya çekilecek ve konuşturulacak. Rahmeti unutarak gaflette olmayın’ buyurdu.” Ebu Davud 1501, Tirmizi 3583
*****
Tespih; çeşitli maddelerden yapılmış, ortasındaki delikten ipliğe dizilmiş, belirli şekilde doksan dokuz veya otuz üç tane olan araca da denir.
Tesbihler yapılırken, özellikle yeşim, mercan, kehribar, zümrüt, yakut gibi kıymetli ve sert taşlardan yapılan çeşitleri vardır.
Sandal ağacı, öd ağacı gibi kokulu ağaçlardan ve amberden yapılan tesbihler güzel koku verir. Rengi, tatlı bir kırmızı olan mercan tesbihler çok kıymetlidir.
Tesbihte başlıca şu kısımlar bulunur:
İmame: Tesbih ipinin iki ucunun içinden geçirilip, tepesinde düğümlenen uzunca bir sap görünümünde olan, tesbihin başlangıç noktasını belli eden kısım.
Püskül: İmamenin ucunda bulunan ipekten süslü kısım. Buna kamçı da denir.
Nişane: Her otuz üç tanede bir, yassıca ve ortası delik kısım, buna durak da denir.
Anadolu Tesbih Adeti
Tespih; çeşitli maddelerden yapılmış, ortasındaki delikten ipliğe dizilmiş, belirli şekilde doksan dokuz veya otuz üç tane olan araca da denir.
Tesbihler yapılırken, özellikle yeşim, mercan, kehribar, zümrüt, yakut gibi kıymetli ve sert taşlardan yapılan çeşitleri vardır.
Sandal ağacı, öd ağacı gibi kokulu ağaçlardan ve amberden yapılan tesbihler güzel koku verir. Rengi, tatlı bir kırmızı olan mercan tesbihler çok kıymetlidir.
Tesbihte başlıca şu kısımlar bulunur:
İmame: Tesbih ipinin iki ucunun içinden geçirilip, tepesinde düğümlenen uzunca bir sap görünümünde olan, tesbihin başlangıç noktasını belli eden kısım.
Püskül: İmamenin ucunda bulunan ipekten süslü kısım. Buna kamçı da denir.
Nişane: Her otuz üç tanede bir, yassıca ve ortası delik kısım, buna durak da denir.
Anadolu Tesbih Adeti
Tesbih, insanlara Allah-ü Teâlâ'yı hatırlatan bir vasıta olduğundan, örfümüze de girmiştir. Anadolu'da yaşayan örflerimizden biri de, ölen bir babanın tesbihi Kur'an-ı kerimi ve saati büyük oğula verilir. Büyük oğul babanın yerini tuttuğundan örfe sadık kalarak Kur'an-ı kerimi okur, tesbihi çeker. Böylece, Aile yapısından gelen feyz ve bereket devam ederdi.
Bugün bazı insanların ellerinde tesbihlerle sallaya sallaya dolaşması sıkça görülmektedir ki, bu ahlaki ve edebi haliyle dini bir durum değildir. Bu gösteriştir, riyadır.. Tesbih çeken bir insan bunu edepli kullanmalıdır. Dışarıda dolaşırken zikri gizli yapmalıdır. Milletin gözüne sokar gibi tesbihi sallamak bir Müslümana yakışmaz. Tesbihi belden aşağıya sallayarak zikir çekilmeyeceği gibi, çevreye ben zikir çekiyorum gibi gösteriş yapmakta münafıklık alametidir.
Bunun yanında bazı insanları ellerinde tesbihi farklı amaçlarla kullandığını görmekteyiz. Bunun da dini motiflere zarar verdiğini söyleyebiliriz. Öz olarak tesbih bir dini motif olup amacında ve yerinde kullanmak gerekir.
Sitemiz içerisinde tesbihatlarla ilgili bilgilere ulaşmanız mümkündür.
Derleme @dinierk
Bugün bazı insanların ellerinde tesbihlerle sallaya sallaya dolaşması sıkça görülmektedir ki, bu ahlaki ve edebi haliyle dini bir durum değildir. Bu gösteriştir, riyadır.. Tesbih çeken bir insan bunu edepli kullanmalıdır. Dışarıda dolaşırken zikri gizli yapmalıdır. Milletin gözüne sokar gibi tesbihi sallamak bir Müslümana yakışmaz. Tesbihi belden aşağıya sallayarak zikir çekilmeyeceği gibi, çevreye ben zikir çekiyorum gibi gösteriş yapmakta münafıklık alametidir.
Bunun yanında bazı insanları ellerinde tesbihi farklı amaçlarla kullandığını görmekteyiz. Bunun da dini motiflere zarar verdiğini söyleyebiliriz. Öz olarak tesbih bir dini motif olup amacında ve yerinde kullanmak gerekir.
Sitemiz içerisinde tesbihatlarla ilgili bilgilere ulaşmanız mümkündür.
Derleme @dinierk


Hoş geldiniz. Fikirlerinizi paylaşmanızdan mutluluk duyarız