Sitemizde aramak istediğiniz konuyu

DiniErk - Doğru Dini Bilgi



Sekiz Asırlık Taşlar Ayaklar Altında


Müslümanların Kıblesi Kabe-i Muazzama zaman zaman insanlarının şaşırmasına neden olan sırlarla cazibesini korumaya devam ediyor. Her bir köşesinin farklı bir maneviyata işaret ettiği Kâbe'de Makamı Cibril'i duydunuz mu?
Kabe duvarının etek kısmının (ŞAZERVAN) üzerindeki sarı taşlar MAKAM-I CİBRİL diye bilinir.. Makam-ı Cibril Kâbe-i Muazzama'nın doğu duvarında bulunan mübarek mevkiinin adıdır.
Arabnews gazetesinin de gündeme getirdiği Kabe'deki 8 sarımtrak taş ilk bakışta fark edilmese de biraz dikkatli bakışta umre ya da hacca giden Müslümanların merakına neden oluyor.
Kabe-i Muazzama'nın Mültezem olarak da bilinen kapısının hemen yanındaki ve Kâbe örtüsünün bağlandığı halkları tutan mermerlerin ilk başında yer alan kısımdaki bu kahverengi taşların miladi 1213 yılında çalındığı ve 1377 yılında tekrardan yerine konduğu belirtiliyor.
Cebrail aleyhisselam tarafından peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa salli aleyhi ve sellem'e nasıl namaz kılmasını öğrettiği yer olan bu kısmın 800 yıldan fazladır muhafaza edilmek üzere bu taşların yerinin değiştirilmediği ifade edildi
Namaz farz kılınınca Hz. Cebrail (a.s) iki gün peş peşe gelerek Peygamber Efendimiz'e (s.a.v) namazın talimini yaptırdığı yerdir. Hz. Cebrail (a.s) birinci gün vaktin başlangıcında diğer gün ise vakitlerin sonunda bu şerefli alana gelerek Peygamber Efendimiz'e (s.a.v) imamlık ettiği, böylece hem namazı hem de namaz vakitlerini öğrettiği kadim kitaplarda zikredilmektedir. Kâbe kaidesinde (şâzervanda) bulunan 8 âdet sarı taş Makam-ı Cebrail'e işaret olması amacıyla 684 (Hicri 64) senesinde Abdullah bin Zübeyr (r.a) tarafından konulmuştur.
Kabe'nin doğu duvarında, kapının yaklaşık 4 metre sağında yer alan Hufre-i Mi'cân ve Makam-ı Cibril, İslam tarihinin en derin hatıralarını barındıran, ancak birçok ziyaretçinin tam yerini bilmediği mübarek bir mevkidir.
Tarihi Kökeni ve Hufrei- Mi'cân (Harcın Karıldığı Yer)
Bu alan, Hz. İbrahim (as)’in Beytullah’ı inşa ederken kullandığı çamuru ve harcı hazırladığı çukurun bulunduğu yerdir. Kelime anlamı olarak "harç karılan çukur" manasına gelen Hufre-i Mi'cân, 1950 yılına kadar fiziki bir çukur olarak varlığını sürdürmüş; ancak tavaf alanındaki izdihamı önlemek amacıyla mermerler değiştirilirken zeminle bir hizaya getirilerek kapatılmıştır.
Sarı Kitabe Harcın karıldığı asıl noktayı belli eden, Kabe kaidesinde yer alan tek parça sarı bir mermerdir. Haccac bin Yusuf tarafından 692 yılında yerleştirilen bu taşın üzerinde, dijital laboratuvar çalışmaları sonucunda Bakara Suresi'nin 158. ayetinin (Safa ve Merve'nin Allah'ın nişanelerinden olduğunu belirten ayet) yazılı olduğu tespit edilmiştir.
635 yılında Kureyş kabilesinin gerçekleştirdiği kapsamlı tamiratla birlikte binaya eklenen bu kısım, zaman içinde mermerle kaplanmaya başladı. Osmanlı padişahlarından Sultan Dördüncü Murad zamanındaki son kapsamlı tadilatta da şazirvana bugünkü şekli verildi.Abbasi halifelerinden Ebû Cafer Mansûr, bu namazın kılındığı noktanın belirtilmesi için, buraya yekpare kahverengi bir mermer koydurdu. Mermer kısmın önüne de, yaklaşık 50 santimetre derinliğinde bir musalla (namazgâh) inşa edildi. Tek parça mermer, zamanla kırılarak dağıldı, fakat yine de eldeki mevcut parçalar muhafaza edildi. 

Miraç Hatırası:

Bazı rivayetlerde Hz. Cebrail’in Miraç gecesinde de Efendimize bu noktada imamlık ettiği belirtilir. Bu sebeple burası, İslam’da namazın "uygulamalı eğitim merkezi" olarak kabul edilir.
Sarı-kahverengi bir renk ile karakterize edilen dünyada "Meryem taş" olarak bilinen nadir mermer tiplerinden biridir ve 807 yaşında olduğu söylenir.
Araştırmacı Mohi Eddine al Hashemi, verdiği bilgiye göre "Bu parçalar, 631'de Mescidi Harem'in Halife Ebu Caferi El Mansur'un armağanlarıdır; Tarih, mermerin az bulunan parçalarından birinin altındaki mavi renkli bir taşla yazılmıştır. Parça, büyüleyici yazıtlar içerir. En büyüğü 33 cm uzunluğunda ve 21 cm genişliğindedir. Sekiz parça mermerdir.

Rivayet odur ki  Bu kıymetli taşlar özellikle gözün zayıf görmesine müessir bir ilaç olup, göz hastalığına yakalananlar ellerini bu kırmızı taşlara dokundurarak gözlerine sürmeleri halinde şifâyâb olurlar..

@dinierk / Araştırma : Erol Kara



Araştırmacı Mohi Eddine al Hashemi taşları anlatıyor




ilmihal, diyanet, ibadet, hac umre, islam, kuranda

Yorum Gönder

0 Yorumlar
*Yorumlar Editör tarafından incelenmekte olup, spam mesajlar dikkate alınmaz. Engellenir.*